Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/7787 E. 2016/22270 K. 09.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7787
KARAR NO : 2016/22270
KARAR TARİHİ : 09.11.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1163 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “01/07/2009” yerine “11/10/2008” olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1- Adli para cezasının ödeme şeklinin TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca, mehil verme veya taksitlendirme olarak tercihli düzenlenmesine karşın, her iki seçeneğin de birlikte uygulanmasına karar verilmesi,
2- Taksitlendirmeye ilişkin uygulama maddesinin TCK’nın 52/4. maddesi yerine aynı Kanun’un 52/2. maddesi olarak gösterilmesi
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, “sanığın ekonomik ve şahsi halleri göz önünde bulundurularak, verilen adli para cezasını ödemesi için, takdiren hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıl süre verilmesine” ibaresinin hükümden çıkarılmasına ve hüküm fıkrasında yer alan “TCK’nın 52/2” ibaresi yerine “TCK’nın 52/4” ibaresi yazılması suretiyle başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye kısmen uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.