YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8054
KARAR NO : 2018/11849
KARAR TARİHİ : 14.11.2018
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2918 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihinde (29/09/2013) sanığın … Yokuşu’nda korsan otoparkçılık yaptığından bahisle sanık hakkında 13/01/2014 tarihli iddianame tanzim edildiği, Bimer’e gönderilen 20/08/2013 tarihli ihbar yazısında; …’nin 17/08/2013 tarihinde … sokakta iki şahsın kendisinden park ücreti istediğini beyan ettiği, tanık olarak beyanı alınan …’nin sanığın kendisinden park ücreti isteyen şahıslardan olup olmadığını bilmediğini beyan ettiği, sanık hakkında ayrıca aynı yerde ve tarihte korsan otoparkçılık yaptığından bahisle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 22/11/2013 tarih ve 2013/29090 sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 28/03/2017 tarih, 2014/499 esas, 2017/105 sayılı kararıyla 2918 sayılı Kanun’a muhalefet ettiği gerekçesiyle sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu ve anılan hükmün kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 28/03/2017 tarih, 2014/499 esas, 2017/105 sayılı kararını içeren dava dosyası temyiz incelemesine konu dosya arasına alınarak özellikle sanık hakkında tanzim edilen 22/11/2013 ve 13/01/2014 tarihli iddianamelerin mükerrer dava niteliğinde olup olmadığı tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerekirken eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
1-Sanık hakkında doğrudan verilen 5 gün adli para cezasının TCK’nun 52/2. maddesi gereği günlüğü 20 TL’den hesaplanarak 100 TL adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde fazla adli para cezası tayini,
2-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi ve TCK’nun 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağı gözetilmemesi,
3-Sanık hakkında hapis ve adli para cezasına birlikte hükmedildiği dikkate alınarak yapılan incelemede, 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ancak hapis cezalarında uygulanabileceği gözetilmeden, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerekirken, ayrım yapılmadan hükmolunan adli para cezası hakkında da tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi,
4-Sanık hakkında TCK’nun 58. maddesi gereğince, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması kararı verilirken 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi uyarınca İstanbul Andolu 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14/02/2013 tarih ve 2007/729 Esas, 2013/42 Karar sayılı ilamındaki en ağır cezayı içeren hükümlülük yerine, ilamın bütünüyle tekerrüre esas alınması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.