Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/820 E. 2016/17512 K. 05.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/820
KARAR NO : 2016/17512
KARAR TARİHİ : 05.05.2016

Oy kullanmaya engel olmak suçundan sanık …’nun, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’un 153/4-1. cümle ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 06/06/2013 tarihli ve 2012/314 esas, 2013/261 sayılı kararı aleyhine … Bakanlığının 02/02/2016 gün ve 94660652-105-56-7049-2014-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/02/2016 gün ve KYB.2016-66456 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1-… Cumhuriyet Başsavcılığının 16/08/2012 tarihli iddianamesi ile 12/06/2011 tarihinde işlendiği iddia olunan oy kullanmaya engel olmak suçundan kamu davası açıldığı, suç tarihinde yürürlükte bulunan 298 sayılı Kanun’un 180/1. maddesinde yer alan “Seçim suçlarından doğan kamu davası, seçimin bittiği tarihten itibaren 2 yıl içinde açılmadığı takdirde kovuşturma yapılamaz” hükmünde yer alan “2 yıllık” sürenin 12/07/2012 tarihli ve 28351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6353 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile “6 ay” olarak değiştirilmesi karşısında sanık hakkındaki iddianame tarihi de gözetilerek kovuşturma yapılamayacağı gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Adı geçen sanığın mağdurun oy kullanmasını engellemek amacı ile tehdit ve cebir kullandığından bahisle mahkumiyet kararı verilmiş ise de, şüpheli ve mağdurun kardeş oldukları, şüpheli köy muhtarı olduğundan seçim günü seçim sandıklarının şüphelinin evinden alınması amacı ile görevlilerin yanında mağdurun da şüphelinin evine gittiği, daha sonra mağdur şüphelinin evinden ayrıldığı esnada şüphelinin mağdura seçimlerde oy kullanmaması gerektiği yönünde sözler söylemeye başladığı, şehit olduğunu beyan ettiği annelerinin mezarının yapılmasında milletvekillerinin kendilerine yardım etmediği ve benzeri sözlerle seçimlerde oy kullanmamaları gerektiği yönünde telkinde bulunduğu, şüpheli ile mağdur arasındaki bu tartışma esnasında şüphelinin mağdura küfür edip vurduğu ve bu suretle oy kullanmaya engel olmak suçunu işlediği gerekçesi ile cezalandırma yoluna gidilmişse de, esasen iki kardeş arasındaki anlaşmazlıktan kaynaklandığı anlaşılan olayın 298 sayılı Kanun’un 153/4. maddesinde cezalandırılması amaçlanan eylemi oluşturmayacağı, müştekinin ağabeyini dinlemeyip oyunu kullandığı ve soruşturma aşamasından itibaren şikayetçi olmadığını beyan ettiği, şüphelinin mağdura yönelik tehdit eylemi olmadığı, küfür etmek ve bastonla ayağına vurmak şeklindeki eylemlerin ise takibi şikayete bağlı olan hakaret ve kasten yaralama suçlarına vücut vereceği, dosya kapsamında mağdurun yaralanmasına ilişkin bir rapor da bulunmadığı ve sanığın da suçlamayı kabul etmediği, sanığın bu eylemi nedeni ile 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum edilmesinin ciddi hukuka aykırılık oluşturacağı cihetle, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyete karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Kanun yararına bozma isteminin (1) nolu nedeni yönünden yapılan değerlendirmede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/06/2013 tarihli ve 2012/314 esas, 2013/261 sayılı kararının CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, hükümlü … hakkında verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının kaldırılmasına ve infaz edilmemesine,
II-Kanun yararına bozma isteminin (2) nolu nedeni yönünden yapılan değerlendirmede ise;
(I) nolu bozma nedenine göre kanun yararına bozma isteği konusuz kaldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 05/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.