YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8702
KARAR NO : 2018/10001
KARAR TARİHİ : 08.10.2018
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat, Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- İİK’nın 332 ve 333/a maddelerine aykırılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede,
Şikayete dayanak takipte süresinde yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında verilen kabul kararının şikayetten sonra 18/02/2016 tarihinde kesinleşmesi karşısında, şikayet tarihi olan 13/10/2014 itibariyle kesinleşmiş bir takip bulunmaması nedeniyle her iki suç yönünden, ayrıca İİK’nın 351. maddesi uyarınca sanığın hangi fiili ile aczine sebebiyet verdiğinin de somutlaştırılmaması nedeniyle İİK’nın 332. maddesine aykırılık suçundan sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, İİK’nın 332. maddesine aykırılık suçundan somut delil elde edilemediği, İİK’nın 333/a maddesine aykırılık suçundan usulüne uygun bilirkişi raporu alınarak takibin kesinleştiği tarihte borçlu şirketin ödeme gücü bulunup bulunmadığının tespiti gerektiği gözetilmeyerek sadece icra dosyasından sanığın kastının anlaşılamadığı gerekçeleriyle beraat kararları verilmesi hükümler sonuç itibarıyla doğru olduğundan bozma sebebi yapılmamıştır.
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2- İİK’nın 331/1. maddesine aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik incelemede,
Şikayete dayanak takipte süresinde yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında verilen kabul kararının şikayetten sonra 18/02/2016 tarihinde kesinleşmesi karşısında 13/10/2014 olan şikayet tarihi itibariyle kesinleşmiş bir takip bulunmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de,
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin aynı Kanun’un 331/1. maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 08/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.