YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8893
KARAR NO : 2016/22521
KARAR TARİHİ : 16.11.2016
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1163 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Kooperatif genel kurul toplantısının yapılmadığı her yıl için ayrı suç oluşması ve yapılmayan her toplantı için sanık hakkında ayrı ayrı ceza tesisinin gerekmesi karşısında, tebliğnamedeki (3) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-… Ticaret Sicili Müdürlüğünün 11.07.2013 tarihli yazısında; 20/06/2007 tarihli yönetim kurulu kararına göre yönetim kurulu üyeliğine seçilen …’ün görevi kabul etmemesi üzerine 1.yedek üye olan …’un göreve çağrıldığı ve görevi kabul ettiği bildirilmiş ise de, sanığın aşamalardaki savunmasında, yönetim kuruluna yedek üye olarak seçildiğini, asıl üyeliğe getirildiğine ilişkin kendisine bildirimde bulunulmadığını ve bu nedenle genel kurul yapılması hakkında bir yetki ve bilgiye sahip olmadığını ileri sürmesi karşısında, sanığın savunmasının doğruluğu araştırılıp, …’ün yerine yönetim kurulu üyeliğine çağrılmasına ilişkin tebligat ile görevi kabul ettiğine ilişkin belgelerin aslı veya onaylı örnekleri denetime olanak sağlayacak şekilde dosya içine konularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile hüküm tesisi,
2- Kabule göre de,
Sanığın suç tarihinde adli sicil kaydının bulunmadığı gözetilerek, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, CMK’nın 231/6. maddesindeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, sanık hakkında uygulanan takdiri indirim ve seçenek yaptırıma çevirme gerekçeleriyle çelişki oluşturan, kanuni ve yeterli olmayan biçimde “suç tarihinden sonra da benzer nitelikte suç işlediği” şeklinde gerekçe gösterilmek suretiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 16.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.