Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/9193 E. 2016/20042 K. 22.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9193
KARAR NO : 2016/20042
KARAR TARİHİ : 22.06.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 677 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Cezanın bireyselleştirilmesi ile kazanılmış hak kuralı farklı kavramlar olup, 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesinde düzenlenen ertelemenin, şartlı bir af olmaktan çıkarılıp, hürriyeti bağlayıcı cezasının bir infaz şekli haline getirilmiş olması, cezası ertelenen hükümlü hakkında, mahkum olunan ceza süresinden az olmamak kaydı ile bir yıl ila üç yıl arasında bir denetim süresi belirlenmesinin zorunlu bulunması sanığın denetim süresini yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirdiği taktirde cezasını infaz etmiş sayılacağı, ancak denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veye kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde, ertelenen cezasının kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilebileceği dikkate alındığında kişi hürriyetini sınırlaması nedeni ile hapis cezasının, malvarlığına yönelik olan adli para cezasından daha ağır nitelikte olduğu hususunda herhangi bir şüphenin bulunmaması ve cezaların sonuçları itibariyle ağırlığının objektif kriterlere göre belirlenmesi gerektiği hususunda herhangi bir duruksamanın mevcut olmaması karşısında;
Bozmadan önce sanık hakkında adli para cezasına hükmedildiği halde bozmadan sonra sanık hakkında ertelenmiş olsa bile hapis cezasına hükmedilmesinin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan CMUK’nın 326/son maddesine aykırı olacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.