YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9719
KARAR NO : 2016/19818
KARAR TARİHİ : 16.06.2016
4207 sayılı Tütün Mamüllerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkındaki Kanun’a aykırı davranmaktan … Ltd. Şti. hakkında …Kaymakamlığı Toplum Sağlığı Merkezinin 17/02/2015 tarihli ve 2015/49 sayılı kararı ile uygulanan 5.000,00 Türk lirası İdarî para cezasına yönelik başvurunun kısmen kabulü ile 2.286,00 Türk liralık kısmının iptaline dair …1. Sulh Ceza Hakimliğinin 09/04/2015 tarihli ve 2015/1447 değişik iş sayılı kararına yapılan itirazın kabulü ile 2.286,00 Türk liralık kısmının iptali kararının kaldırılmasına ilişkin …2. Sulh Ceza Hakimliğinin 08/06/2015 tarihli ve 2015/3167 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 02/12/2015 gün ve 79333 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/12/2015 gün ve KYB.2015-398491 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 31. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “Kanun yoluna başvuru dolayısıyla oluşan bütün masraflar ve vekâlet ücreti, başvurusu veya savunması reddedilen tarafça ödenir.” şeklindeki düzenleme ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin “Ceza davalarında ücret” başlıklı 13. maddesinin 2. fıkrasındaki “Ceza hükmü taşıyan özel yasa, tüzük ve kararnamelere göre yalnız para cezasına hükmolunan davalarda tarifeye göre belirlenecek avukatlık ücreti hükmolunan para cezası tutarını geçemez.” biçimindeki hüküm ve benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 24/02/2014 tarihli ve 2014/2951 esas, 2014/2617 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, itiraz konusu para cezasının miktarından daha fazla olmayacak şekilde kararına itiraz edilen kurum vekili yararına vekâlet ücreti tayin olunması gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Olağanüstü kanun yolu olan ve öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozmanın amacı hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların Yargıtay’ca incelenmesini, buna bağlı olarak da kanunların uygulanmasında ülke sathında birliğe ulaşmak, hakim veya mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkları toplum ve birey açısından hukuk yararına gidermektir.
Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur.
26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hakim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararlar kanun yararına bozma konusu olamaz.
./..
Bu açıklamalara ve yerleşik yargısal kararlara göre (Yargıtay 1. CD’nin 05/11/2008 tarih ve 2008/9091-7078 E.K; 3. CD’nin 14/11/2007 tarih ve 2007/12330-8319 E.K; 11. CD’nin 27/02/2013 tarih ve 2012/28035 E., 2013/3196 K. ve 12. CD’nin 27/12/2012 tarih ve 2012/21561-28771 E.K sayılı kararları) vekalet ücretinin şahsi hakka ilişkin olması nedeniyle bu hususta kanun yararına bozma talebinde bulunulamayacağından, yerinde görülmeyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 16/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.