YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1245
KARAR NO : 2018/12347
KARAR TARİHİ : 22.11.2018
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
KABAHAT : 2918 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Görevsizlik
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
2918 sayılı Kanun’un “Adli Kovuşturma ve Cezaların Uygulanması” başlıklı Dokuzuncu Kısım’ına dahil “Bu Kanundaki suçlarla ilgili davalara bakacak mahkemeler ve yetkileri” başlığı altında düzenlenen 112. maddesinin ilk paragrafında; sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınması hariç olmak üzere bu Kanundaki hafif para cezasını veya bu kanundaki hafif hapis cezasını, belgelerin geri alınması ve iptali veya işyerlerinin kapatılması cezasını gerektiren suçlarla ilgili davalara trafik mahkemelerinde, bunların bulunmadığı yerlerde yetki verilen sulh ceza mahkemelerinde bakılacağı ifade edilmiş; böylelikle sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin uygulamalar trafik ve sulh ceza mahkemelerinin görevi dışında tutulmuş iken; 12/07/2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesinde yapılan değişiklik ile maddenin başlığı, “Sürücü belgelerinin geri alınmasında ve iptalinde yetki” şeklinde, madde ise, “Bu Kanun’un 6. maddesinde sayılan görevlilerin ve trafik tescil kuruluşlarının yetkilendirildiği haller hariç olmak üzere, sürücü belgelerinin geri alınmasına ve iptaline sulh ceza mahkemeleri karar verir” şeklindeki düzenleme ile yeniden düzenlendiği ve bu karara karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği gözetildiğinde, sürücü belgesi geri alma tutanağının iptali istemiyle açılan davanın da adli yargı yerinde görülmesi ve keza Uyuşmazlık Mahkemesinin sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin davaya bakma görevinin adli yargıya ait olduğuna dair 22/10/2018 tarihli ve 2018/574 Esas, 2018/627 Karar sayılı kararı nazara alındığında, başvurunun esastan incelenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve kabahatli vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 22/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.