YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/235
KARAR NO : 2017/2084
KARAR TARİHİ : 13.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 213 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na aykırı davranmak suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 25/05/2011 gün ve 2010/551 Esas, 2011/358 Karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 11/11/2015 gün ve 2015/8805 Esas, 2015/7024 sayılı kararıyla;
1-2006, 2007 ve 2008 takvim yılllarında sahte fatura düzenlendiğinin iddia edildiği olayda sanığın savunmasında, … isimli kişinin teklifi ile sigortalı çalışacağını düşünerek kendisine bir kısım evrak imzalattığını, daha sonra notere giderek bazı evrakı da orada imzaladığını, sahte belge düzenlemediğini, fatura düzenleyen şirket ile ilgili faaliyetinin ve bilgisinin olmadığını beyan etmesi, sahte olarak düzenlendiği iddia edilen faturaların bağlı olduğu şirketin sorumluluğunun noter tarafından düzenlenen 15.11.2006 tarihli vekaletname ile …tarafından sanığa devredildiğinin anlaşılması karşısında; sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarında suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki “Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır” şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanunu’nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerektiği ve dosya içerisinde faturaların bulunmadığı görülmekle; öncelikle suça konu faturaların aslı ya da onaylı suretleri getirtilip incelenerek, kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, bu kapsamda faturaları alıp kullanan kişi veya şirketler hakkında düzenlenmiş ise vergi suçu raporu ve eklerinin onaylı örnekleri getirtilerek, anılan raporlarla ilgili olarak faturaları kullanan kişi ve şirket yetkilileri hakkında dava açılmış olup olmadığının ilgili vergi dairesinden araştırılması, açılmış ise mümkünse davaların birleştirilmesi mümkün olmadığı takdirde akıbetleri sorulup, dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi
yönünden mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim ve tesellüm belgeleri, bedelinin ödendiğine dair ticari teamüle uygun, kanıtlama yeterliliği olan banka hesapları ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler, faturaları düzenleyenin yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığı da dikkate alınarak faturaları düzenleyen kişi ve şirketler ile sanığın ticari defter ve belgeleri üzerinde gerekli görülmesi halinde karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılması, ayrıca savunmada ismi geçen …isimli kişinin araştırılarak bulunması halinde sanığın anılan şirket ile ilgili faaliyeti olup olmadığı, fatura düzenleyip düzenlemediği konusunda bilgi ve görgüsü sorulduktan sonra gerekirse faturalardaki imza ve yazıların sanığın eli ürünü olup olmadığı hususunda imza ve yazı incelemesi yaptırılması; tüm bu araştırmaların sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yetinilerek mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre de;
Her takvim yılındaki eylemlerin zincirleme şekilde ayrı suç oluşturacağı cihetle; sanığın 2006-2007 ve 2008 takvim yıllarında birden fazla sahte fatura kullandığının iddia ve kabulüne rağmen tek suç kabulüyle karar verilmesi, nedenleriyle bozulmuştur.
Bozma üzerine yerel mahkemece önceki hükümde direnilmesine karar verilmiştir.
Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 28/01/2016 tarih 2015/1054 esas 2016/68 karar sayılı direnme kararına konu dava dosyası Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/12/2016 tarih 2016/774 Esas 2016/1043 Karar sayılı gönderme kararıyla;
6763 sayılı Kanun’un 36. maddesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 307. maddesinde yapılan değişiklik ve ekleme ile yine 6763 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10. madde uyarınca yeniden incelenmek üzere dairemize gönderilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dairemizin 11.11.2015 gün ve 2015/8805 Esas, 2015/7024 Karar sayılı bozma ilamında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından karar düzeltilmesine yer olmadığına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 02.12.2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 36. maddesiyle değişik 307. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.