Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2017/2560 E. 2017/3362 K. 17.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2560
KARAR NO : 2017/3362
KARAR TARİHİ : 17.04.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5187 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Suç tarihi 06.06.2015 itibariyle Zaman gazetesinde sorumlu müdürün bağlı bulunduğu yetkili konumunda bulunan … hakkında zamanaşımı süresi içinde atılı suçtan kamu davası açılması olanaklı görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Düzeltme ve cevabın, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 14. maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süreler içinde yayımlanmaması halinde yayım için tanınan sürenin bitiminden itibaren, anılan maddenin birinci fıkra hükümlerine aykırı şekilde yayımlanması halinde ise, yayım tarihinden itibaren onbeş gün içinde düzeltme ve cevap talep eden kişi, bulunduğu yer sulh ceza hakiminden yayımın yapılmasına veya bu Kanun hükümlerine uygun olarak yapılmasına karar verilmesini isteyebilir. Sulh ceza hakimi bu istemi üç gün içerisinde ve duruşma yapmaksızın karara bağlar.
Sulh ceza hakimi, süreli yayın içeriğinin kişinin şeref ve haysiyetini ihlal edici veya kişi ile ilgili gerçeğe aykırı olup olmadığını ayrıca yayımlanan tekzip metninin bu maddenin birinci fıkrasında öngörülen usullere uygun olarak yapılıp yapılmadığını inceler. Yine suçtan zarar gören tarafından hazırlanan tekzip metninin, anılan maddenin ikinci fıkrasında belirtilen niteliklere sahip olup olmadığını da göz önünde bulundurur. Sulh ceza hakimliğince hukuka aykırılıkların tespiti halinde, talebin kabulü ile tekzip metninin yayımlanmasına aksi halde talebin reddine karar verir.
Sulh ceza hakimi incelemesini yaparken yayının içinden bir bölüme değil, bütününe bakmalıdır. İncelemede yorum ve eleştirilerin kaynağı, yapılma nedeni, yazıyı kaleme alanın toplumdaki konumu ve tüm yazının içeriği dikkate alınmalıdır.
Sulh ceza hakiminin verdiği karara karşı, aleyhine karar verilen taraf 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 268/3-a maddesi ile belirlenen sulh ceza hakimliği nezdinde itiraz edebilir. Bu itiraz acele itiraz olup yedi gün içinde yapılmalıdır. İtiraz makamı, itirazın kendisine gelişinden itibaren üç gün içinde yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca incelemesini yaparak itirazın kabulü veya reddine biçiminde kararını verir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir fakat Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından anılan karar incelenmediği için kanun yararına bozma yoluna gidilebilir. Bu şekilde tekzip metninin yayımlanması kararı kesinleşirse belirtilen sürelerde süreli yayınlarda tekzip metninin yayımlanması gerekmektedir.
Sulh ceza hakimi, talebin kabulü ile düzeltme ve cevabın yayımlanmasına karar vermişse, yayım süresi üç gün olup bu süre, Sulh ceza hakiminin kararına itiraz edilmemişse kararın kesinleştiği tarihten itibaren, itiraz edilmiş ise itiraz makamının kararının tebliği tarihinden itibaren başlar, bu karara karşın yayım yapılmaması, sorumlu müdür ile sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkilinin ceza sorumluluğunu doğurmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında dava konusu olaya gelince;
Düzeltme ve cevap yazısının yayımlanmasına dair İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 17/03/2015 tarihli ve 2015/1163 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın kısmen kabulü ile tekzip metninde yer alan bazı ibarelerin çıkartılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 21/04/2015 tarihli ve 2015/939 değişik iş sayılı kararın 21.04.2015 tarihinde kesinleştiği ve 03/06/2015 tarihinde sorumlu müdürün işyerinde posta evrakı kabul ile yetkili İlyas Solakoğlu’na tebliğ edilmiş olup anılan karardaki hukuka aykırılık iddialarına karşı sadece kanun yararına bozma yoluna gidilebileceği cihetle; 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 14. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen şartlara uyulmaksızın düzeltme ve cevabın yayımlanmasına ilişkin kesinleşmiş hakim kararına uyulmaması eyleminin, anılan Kanun’un 18. maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan suçu oluşturacağı gözetilmeden, “itiraz makamınca tekzip metninde değişiklik yapılması ve bu suretle atılı suçun unsurlarının oluşmadığı” şeklindeki yerinde görülmeyen gerekçeyle sanığın beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılanlar vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 17/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.