YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2962
KARAR NO : 2017/3667
KARAR TARİHİ : 25.04.2017
556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye muhalefet suçundan şüpheliler … Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve …. Dış Ticaret Limited Şirketi hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19/10/2016 tarihli ve 2014/37035 soruşturma, 2016/18773 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Bakırköy 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 01/11/2016 tarihli ve 2016/3874 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı’nın 08/03/2017 gün ve 548 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/03/2017 gün ve KYB. 2017 /17117 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede,
Dosya kapsamına göre, şüpheliler tarafından Halkalı gümrük bölgesine getirilen …, … ve … markalarını içeren toplam 320 adet ürünün, müşteki şirketlere ait tescilli markaların taklit edilerek üretildiğinin tespitinden ibaret soruşturma konusu olayda, şüphelilere atılı eylemin suç olarak öngörülmediği gerekçesiyle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın merciince reddine karar verildiği anlaşılmış ise de;
Müşteki şirketlere ait olan markaların iktibas edilmek suretiyle kullanıldığı hususu 19/09/2015 tarihli bilirkişi raporu ile belirlenmiş olmakla, şüpheli şirketlerin eylemlerinin suç tarihi itibariyle 28/01/2009 tarihli ve 27124 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5833 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 3. maddesiyle değişik 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesi kapsamında suç olması karşısında, mevcut delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Cumhuriyet Savcısının olay tarihi itibarıyla, sanıkların işledikleri iddia edilen eylemin Kanunda suç olarak tarif edildiği halde, farklı düşünceyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermesi yerinde görülmemiş;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, Bakırköy 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 01/11/2016 tarihli ve 2016/3874 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4-a. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin, mahallinde yerine getirilmesine, 25/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.