YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4343
KARAR NO : 2017/11777
KARAR TARİHİ : 27.12.2017
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Dairemizin 21/03/2016 tarih 2015/12094 Esas, 2016/13278 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen, bozmaya konu Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi’nin 25/09/2012 tarih 2011/768 Esas 2012/838 sayılı kararı dava dosyasının dosya arasına alınarak birleştirilmesine karar verilmesi suretiyle TCK’nın 43 maddesinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
1- Sanık hakkında belirlenen temel cezadan TCK’nın 43. maddesinin uygulanması esnasında hesap hatası yapılarak sonuç cezanın 1 yıl 4 ay 20 gün yerine 1 yıl 3 ay 25 gün olarak eksik tayin edilmesi,
2-Sanığın temyiz başvurusu üzerine bozma kararı verilen evvelki hükümde sanık hakkında 8.100 TL adli para cezası; birleşen dosyada da 8.100 TL adli para cezasına hükmedildiği ve bozma öncesi verilen kararların sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu gözetilerek, bozma sonrası 8.100 TL ve 8.100 TL adli para cezası tayini ve adli para cezalarının ödenmemesi halinde de, infaz edilecek sonuç cezanın 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası olacağının belirtilmesi gerekirken, yazılı şekilde uygulama yapılarak CMUK’nın 326/son maddesine aykırı davranılması,
3-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E. , 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu ve TCK’nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, BOZULMASINA, yeniden yapılacak yargılamada CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 27/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.