YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4580
KARAR NO : 2017/10657
KARAR TARİHİ : 06.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
.SUÇ : 3628 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat, Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- … vekilinin temyiz talebine ilişkin olarak,
Suçtan doğrudan zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmadığı halde mahkemece Kanuna aykırı gerekçe ile kamu davasına katılan olarak kabulünün, şikayetçiye bu niteliği ve dolayısıyla Kanun yoluna başvurmak hak ve yetkisini kazandırmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca şikayetçi … vekilinin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
II- Diğer temyiz taleplerinin incelenmesine gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1)Katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde,
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2) Sanıkların temyiz taleplerinin incelenmesine gelince,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a)5252 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinde “Diğer kanunların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Birinci Kitabı’nda yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31 Aralık 2008 tarihine kadar uygulanır” hükmü mevcut olup, 3628 sayılı Kanun hükümlerinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun genel hükümlerine uyum amacıyla bir değişiklik yapılmadığından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 5. maddesinin 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu yönünden 01/01/2009 tarihinde yürürlüğe girmiş olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2. maddesinde öngörülen kanunilik ilkesi
gereğince 3628 sayılı Kanun’un 16. maddesinin zımni olarak ilga edildiği ve dolayısıyla tecil, paraya veya tedbire çevirme ve ön ödeme yasağının kalktığı gözetilmeden, yazılı şekilde yasal engel bulunduğu gerekçesiyle sanığa verilen cezanın teciline, paraya veya tedbire çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
b) Sanıklara ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen TCK’nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle CMK’nın 226/2. maddesine aykırı davranılması
Kanuna aykırı ve sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 06/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.