Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2017/5853 E. 2017/11707 K. 26.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5853
KARAR NO : 2017/11707
KARAR TARİHİ : 26.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1072 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında, açıklanmasına karar verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından önce, Bakırköy (Kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesi’ nin 06.06.2007 tarih, 2006/150 Esas, 2007/ 238 Karar sayılı ilamı ile neticeten sadece erteli 10 ay hapis cezasına hükmedildiği, kararın sadece sanık müdafi tarafından temyiz edildiği, 7. Ceza Dairesi’ nin 16.05.2011 tarih, 2009/8729 Esas, 2011/6148 Karar sayılı ilamı ile kararın bozulduğu, sonrasında yapılan yargılamada ise sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmakla, açıklanan hükümde sanık hakkında hüküm ertelenmediği gibi aynı zamanda adli para cezasına da hükmedilmek sureti ile CMUK 326/son hükmüne aykırı hareket edilmesi,
Kabule göre ise;
1-Suç tarihi gözetildiğinde, 5252 sayılı Kanun’un 5/2. maddesi uyarınca alt veya üst sınırlar arasında uygulama yapılmasını gerektirir nitelikteki adli para cezalarında cezanın alt sınırı dörtyüzelli Türk Lirası olduğu halde yazılı biçimde uygulama yapılarak fazla ceza tayin edilmesi,
2-Gerekçeli karar başlığında karar tarihinin ”26.03.2015” yerine ”05.12.2012” olarak gösterilmesi,
3-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedeneleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.