Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2018/4019 E. 2018/13215 K. 12.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4019
KARAR NO : 2018/13215
KARAR TARİHİ : 12.12.2018

MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Şikayetçi … Meslek Birliği vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
5846 sayılı Kanun’un 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile değişik soruşturma ve kovuşturma usulünü düzenleyen 75. maddesindeki “71 ve 72. maddelerde sayılan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması şikayete bağlıdır. Yapılan şikayetin geçerli kabul edilebilmesi için hak sahiplerinin veya üyesi oldukları meslek birliklerinin haklarını kanıtlayan belge ve sair delilleri Cumhuriyet Başsavcılığına vermeleri gerekir. Bu belge ve sair delillerin şikayet süresi içinde Cumhuriyet Başsavcılığına verilmemesi halinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir” şeklindeki düzenleme ile 5846 sayılı Kanun’un 20 ve devamı maddeleri uyarınca mali hakların, işleme, çoğaltma, yayma, temsil ile işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim haklarını kapsadığı göz önünde bulundurularak; şikayetçi … meslek birliği vekilinin sunmuş olduğu müzik eseri işletme belgesine göre eser sahibi olan …. Tic. A.Ş’nin, 5846 sayılı Kanun’da belirtilen mali haklardan hangisine sahip olduğu, temsil hakkına sahip olup olmadığı ve hak sahipliği süresi belirtilmediği gibi şikayetçi … Meslek Birliği ile EMI Kent Elektronik San. ve Tic. A.Ş. arasında “üyelik ve yetki belgesi” imzalandığı ancak suça konu eserin hak sahibi olan gerçek veya tüzel kişilerin, temsil haklarını adı geçen şirkete devrettiğine dair hukuken geçerli ve yeterli belgeleri kanuni süresi içinde ibraz etmediği ve mahkemece şikayetçi meslek birliğine katılan sıfatı verilmesinin de kendisine kanun yoluna başvurma hak ve yetkisi kazandırmayacağı anlaşıldığından, davaya katılma ve temyiz hakkı bulunmayan şikayetçi vekilinin temyiz inceleme isteminin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
2- Sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık müdafiinin temyizinin vekalet ücretine yönelik olduğu anlaşılmakla, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre vekalet ücretine hasren yapılan incelemede;
Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine CMK’nun 324/1 ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/5. madde ve fıkraları uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hüküm kısmına vekalet ücretine ilişkin olmak üzere “…Beraat eden sanık kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre 2.200 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine…” biçiminde fıkra eklenmek suretiyle başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün, tebliğnameye kısmen uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.12.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.