Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2018/4280 E. 2018/9459 K. 26.09.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4280
KARAR NO : 2018/9459
KARAR TARİHİ : 26.09.2018

MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesince verilen 04.04.2012 tarih 2009/10 esas ve 2012/223 karar sayılı hüküm temyiz üzerine dairemizce incelenerek,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizin de benimsediği 08/04/2014 tarih 2013/7-591 Esas 2014/171 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçlarında suçun mağdurunun doğrudan eser sahipleri olmayıp toplum olduğu cihetle; UYAP ortamında yapılan araştırmada benzer eylemler nedeniyle sanık hakkında İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi’nin 20/12/2011 tarih 2010/159 Esas, 2011/626 Karar sayılı kararı ile verilip daha önceden onanarak kesinleşen Dairemizin 2015/4665 sırasında kayıtlı olan dava dosyasının da mevcut bulunduğunun anlaşılması karşısında;
Anılan dosya getirtilip incelenerek suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla kez işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu nedeniyle bozulmuştur.
Bozma üzerine Yerel Mahkemece bozmaya konu ilam incelenip yeniden değerlendirme yapılarak bozmaya uyulmasına rağmen, bozma ilamında bahsedilen kesinleşen ilamın suç tarihinin 27.02.2010 olması, mahkememizde açılan iş bu kamu davasının ise 19.01.2009 tarihinde açılması nedeniyle hukuki kesintinin oluştuğu kabul edilerek zincirleme suç hükümleri uygulanmamış ise de; hakkında beraat kararı verilmesi nedeni ile temyize gelmeyen Özcan Çiftçi hakkında düzenlenen iddianamenin 19.01.2009 tarihli olduğu, sanık … hakkında ise 03.06.2010 tarihinde düzenlenen ek iddianame ile kamu davası açıldığı anlaşılmakla,
./..
Yerel Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 04.04.2012 tarih ve 2009/10 Esas, 2012/223 Karar sayılı kararı ile verilen bozma ilamı doğrultusunda; TCK’nın 43. maddesi kapsamında değerlendirilen İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 20.12.2011 tarih ve 2010/159 Esas, 2011/626 Karar sayılı dosyası incelenerek TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması, anılan maddenin uygulanması sırasında da, öncelikle görülmekte olan davada olayın özelliklerine göre kesinleşmiş davadan bağımsız olarak temel ceza belirlenip bu ceza üzerinden TCK’nın 43. maddesi uyarınca artırım yapılarak evvelce kesinleşen cezanın mahsubu ile infaza esas sonuç cezanın tayin olunması, buna göre de;
I-Önceki ve sonraki cezalar hapis cezası ise, örneğin kesinleşen ceza 10 ay hapis, sonraki ceza 1 yıl 3 ay hapis cezası ise, sonuçta infazın 5 ay hapis üzerinden yapılmasına,
II-Önceki ve sonraki cezalar adli para cezası ise, örneğin kesinleşen ceza 6.000+80 TL sonraki ceza 7.000+200 TL adli para cezası ise, sonuçta infazın 1.000 + 120 TL adli para cezası üzerinden yapılmasına,
III-Önceki ve sonraki cezalardan biri hapis diğeri adli para cezası ise: iki durum söz konusu olacağından;
a)Önceki ceza adli para cezası sonraki ceza hapis cezası ise, örneğin önceki ceza 6.000+80 TL adli para cezası sonraki ceza 1 yıl 15 gün hapis+ 100 TL adli para cezası ise, sonuçta infazın (kesinleşen 6.000 TL karşılığı 10 ay hapis cezası olduğu gözetilerek) 2 ay 15 gün hapis ve 20 TL adli para cezası üzerinden yapılmasına,
b)Önceki ceza hapis sonraki ceza adli para cezası ise, örneğin önceki ceza 10 ay hapis+80 TL adli para cezası, sonraki ceza 7.000 TL (11 ay 20 gün hapisten çevrilir.) +120 TL adli para cezası ise, sonuçta infazın 1.000+40 TL adli para cezası üzerinden yapılmasına,
IV- Tüm olasılıklarda, önceki ceza sonraki cezadan fazla ise, örneğin önceki ceza 1 yıl 3 ay hapis+ 200 TL adli para cezası, sonraki ceza 7.000+120 TL adli para cezası ise, önceki ceza miktar itibariyle fazla olup onu da kapsadığından tayin olunan cezanın infaz edilmemesine karar verilmesi gerekirken, dosya içeriğiyle uyumlu olmayan gerekçe ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.