Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2018/4495 E. 2018/12205 K. 21.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4495
KARAR NO : 2018/12205
KARAR TARİHİ : 21.11.2018

5846 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nin 11.07.2013 tarih, 2012/310 Esas, 2013/171 Karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 05.03.2018 gün ve 2015/13857 Esas, 2018/2328 sayılı kararıyla;
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, oy birliğiyle karar verilmiştir.
İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.07.2018 gün ve 2018/44195 sayılı yazısı ile;
KONUNUN TAKDİMİ : 14.09.2012 tarihli şikayet üzerine Karanfil Sokak No: 44/A Kızılay Çankaya/Ankara adresinde 17.09.2012 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yazılı talimatı ile yapılan arama ve tespit işlemi sırasında canlı müzik ve CD aracılığıyla yapılan müzik yayınının; Demet AKALIN isimli sanatçının icra ettiği “Allah’ından Bul” adlı eser ve CD üzerinden …’ın “Mikrop” adlı eseri olduğu tespit edilmiş ve müşteki vekiline hak sahipliği belgesi ve uzlaşma konusunda beyanda bulunması için ihtar yapılması üzerine müşteki vekilinin 29.11.2012 tarihli dilekçesi ile tespiti yapılan müzik eserleri konusunda müşteki meslek birliklerinin hak sahipliğinin bulunduğu belgeler ibraz edilerek, uzlaşmayı kabul etmediği beyan edilmiştir. Bunun üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 03/12/2012 tarihli iddianamesi ile müştekinin iddiasında yer alan eylemin 5846 sayılı Kanuna 71/1 maddeye muhalefet suçunu oluşturduğu, bahsi geçen suçun şikayete bağlı olduğu, tespiti yapılan müzik eserleriyle ilgili hak sahibinin usulüne uygun yapılmış şikayeti sebebiyle şüphelinin hak sahiplerinin izni olmadan suça konu müzik eserlerini ticari ve aleni ortamda umuma iletim hakkını usulsüz kullanmak suçundan 5846 Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 71/1, TCK’nun 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile mahkemesinde kamu davası açılmıştır.
Görevli ve yetkili ilk derece mahkemesi olan Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi temyize konu 11/07/2013 gün ve 2013/171Karar sayılı kararı ile sanığın eylemini sabit bularak 5846 sayılı Kanun’un 71/1, TCK’nun 62/1, 52/2-4 maddeleri uyarınca 6080,00 TL adli para cezasına ve cezanın taksitlendirilmesine hükmetmiştir.
Sanığın süresinde temyiz istemi üzerine temyiz incelemesini yapan Yüksek Yargıtay 19. Ceza Dairesi itiraza konu kararı ile mahkumiyet hükmünün onanmasına oy birliği ile karar vermiştir.
İTİRAZ NEDENLERİ :
Sayın Daire ile Başsavcılığımız arasındaki uyuşmazlık; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nun 253. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin madde metninden çıkarılması sonucu 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 71. maddesinde öngörülen suçların uzlaşma kapsamına alınması nedeniyle somut olayda uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkindir.
Bilindiği üzere, 5846 sayılı Yasa;
“1. Manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz” başlıklı
Madde 71 – (Değişik: 23/1/2008-5728/138 md.)
“Bu Kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek:
1. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticarî amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
Hukuka aykırı olarak üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı satışa arz eden, satan veya satın alan kişi, kovuşturma evresinden önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek yakalanmalarını sağladığı takdirde, hakkında verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir.”
“II- Soruşturma ve kovuşturma” başlıklı
Madde 75- (Değişik: 23/1/2008-5728/140 md.)
“71 ve 72. maddelerde sayılan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması şikâyete bağlıdır….” hükümlerini amirdir.
5271 sayılı CMK. 253. madde uyarınca başta soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar olmak üzere bazı suçlarda uzlaşma hükümleri öngörülmüştür. Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak üzere diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunması gerekir. Bunun yanında, 08/02/2008 tarihli değişiklikle, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilememektedir. O halde, 08/02/2008 tarihinden sonra işlenen suçlarda, 71. madde anlamında uzlaşma hükümlerinin uygulanmaması gerekir. Bu tarihten önce işlenen suçlarda lehe yasa olduğundan etkin pişmanlık hükümleri ve şikâyete bağlı olduğu için uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerekecektir.
Somut olayda suç tarihi 17/09/2012 olup, bu tarih itibariyle etkin pişmanlık hükümleri bu suçlar için geçerli ve CMK 253/3. madde gereğince de uzlaşma hükümleri geçerli değildir. Ancak 253. maddede 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile yapılan değişiklik sonrası “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ifadesi kanun metninden çıkarıldığından bu suç itibariyle de 02/12/2016 tarihinden sonra uzlaşma hükümleri uygulanabilir hale gelmiştir. Uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, hakkın doğumu 02/12/2016 olduğundan ve bir hakkın doğmasından önce kullanılması ve bu haktan vazgeçilmesi de mümkün görülmediğinden, müşteki vekilinin 17/09/2012, 29/11/2012 ve 29/01/2013 tarihli uzlaşma istemediklerine ilişkin beyanları hukuken geçerli sayılamayacağından, bu beyanlar dikkate alınmaksızın yeniden uzlaşma yoluna gidilmesi ve 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nun 253 ve 254 maddelerinin uygulanması gerekecektir.
Yukarıda değinilen gerekçelerle yerel mahkemenin mahkumiyet hükmünün sanık lehine bozulmasına karar verilmesi gerekirken, onanmasına dair Yüksek Yargıtay 19. Ceza Dairesinin itiraza konu kararı usul ve yasalara aykırı görülmüştür.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Yüksek Dairenizin itiraza konu 05/03/2018 gün ve 2015/13857 Esas, 2018/2328 Karar sayılı ilamının CMK 308/2-3 maddesi kapsamında itirazımıza binaen incelenmesi ve yerel mahkeme hükmünün sanık … yönünden BOZULMASINA karar verilmesi,
İtirazımızın yerinde görülmeyip reddi halinde yukarıda arz ettiğimiz itiraz nedenlerimizin bir kez de CMK 308/1-3 maddesi uyarınca Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunca tartışılması ve ilamın talebimiz doğrultusunda BOZULMASI için dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna tevdii itirazen arz ve talep olunur.
İsteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR:
5846 sayılı Kanun’un 71/son maddesinde, hukuka aykırı olarak üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı “satışa arz eden, satan veya satın alan” kişilerin, kovuşturma evresinden önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek yakalanmalarını sağladığı takdirde haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabileceğinin belirtilmesi nedeniyle sanığa ait işyerinde CD üzerinden katılan … birliğinin hak sahibi olduğu … isimli sanatçıya ait eserin umuma iletilmesi biçimindeki itiraza konu olayda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, bu nedenle sanığın eyleminin 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce de uzlaşma kapsamında bulunup tarafların uzlaşmayı kabul etmediği göz önünde bulundurularak hükmün onanmasına ilişkin,
Dairemizin 05.03.2018 gün ve 2015/13857 Esas, 2018/2328 sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesinin 3. fıkrası gereğince itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMEK üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.