Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2018/4849 E. 2018/11947 K. 15.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4849
KARAR NO : 2018/11947
KARAR TARİHİ : 15.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakkı Olmayan Yere Tecavüz
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
I-Katılan vekilinin temyiz taleplerine ilişkin yapılan incelemede;
Katılan temsilcisi Mal Müdürü vekilinin 15/03/2018 tarihinde tebliğ olunan kararı, CMUK’nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra 29/03/2018 tarihinde temyiz etmesi nedeniyle temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
II-Sanık müdafii, O Yer Cumhuriyet savcısının, katılan vekilinin temyiz taleplerine ilişkin yapılan incelemede;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Dava konusu yerde bulunan sabit tesis niteliğindeki binanın müsaderesine mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Sanık hakkında kurulan bozma ilamından önceki hükümde sonuç olarak 3000 TL adli para cezasına hükmedilmesi ve bu hükmün sadece sanık müdafiinin temyizi üzerine bozulması karşısında sanığa evvelce tayin edilen 3000 TL adli para cezasının kazanılmış hak olduğu gözetilmeden sanık hakkında 3000 TL ve 80 TL adli para cezası tayin edilerek CMUK’nın 326/son maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve sanık müdafii ile O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hükmün gün adli para cezasına ilişkin 3. fıkrasının çıkarılması ve hükmün 6. fıkrasından sonra gelmek üzere “Sanığa evvelce tayin edilen 3000 TL adli para cezasının kazanılmış hak olduğu gözetilerek sanığın neticeten 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.