YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/5207
KARAR NO : 2018/11931
KARAR TARİHİ : 15.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1219 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Şikayetçi …’ın Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’na hitaben verdiği 04.04.2013 havale tarihli dilekçesi ile sanık hakkında şikayette bulunması üzerine Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık hakkında 26.04.2013 tarih ve 2013/8239 karar numaralı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu karara şikayetçi vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesi’nin 10.06.2013 tarih ve 2013/773 değişik iş numaralı kararıyla itirazın reddine karar verildiği,
Şikayetçinin 04.04.2013 tarihli ve aynı konu ile ilgili, benzer mahiyetteki dilekçesini Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü’ne verip sanık hakkında şikayetçi olması nedeniyle, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen inceleme raporunun 29.05.2013 günü Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesi üzerine başlatılan soruşturma neticesinde sanık hakkında 24.10.2013 tarih ve 2013/12448 esas numaralı iddianamesiyle kamu davası açıldığı anlaşılmakta ise de; iddianame tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nun 173/6. maddesinde “İtirazın reddedilmesi halinde; Cumhuriyet savcısının, yeni delil varlığı nedeniyle kamu davasını açabilmesi, önceden verilen dilekçe hakkında karar vermiş olan ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesinin bu hususta karar vermesine bağlıdır.” şeklinde düzenleme bulunması, 06/01/2017 tarih ve 29940 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 02.01.2017 tarih ve 680 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile CMK’nun 172/2. maddesinin “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.” şeklinde ve CMK’nun 173/6. maddesinin “ İtirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için 172 nci maddenin ikinci fıkrası uygulanır.” şeklinde değiştirilmesi, ceza yargılamasında usul hükümleri bakımından “derhal uygulama ilkesinin” geçerli olması ve somut olayda karar tarihi itibarıyla CMK’nun 173/6. maddesi gereğince alınmış herhangi bir karar bulunmaması karşısında; öncelikle CMK’nun 223/8. maddesi uyarınca durma kararı verilerek Kayseri Sulh Ceza Hakimliğinden yeni delil nedeniyle sanık hakkında kamu davası açılıp açılmayacağına yönelik karar alınıp bunun sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, anılan usul hükümlerine aykırı olarak açılan kamu davasında yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin, temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, sair yönleri incelenmeyen HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 15.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.