Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2018/5662 E. 2018/10012 K. 08.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/5662
KARAR NO : 2018/10012
KARAR TARİHİ : 08.10.2018

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik incelemede,
Sanığın borçlu şirketin yetkili temsilcisi olmadığı gerekçesi ile beraat kararı verilmesi gerekirken, dosya kapsamındaki deliller bir bütün halinde incelenmeden sadece borçlu şirketin vergi dairesi mükellefi olup faaliyetine devam ettiği şekildeki vergi dairesi yazısı hükme esas alınarak beraatine karar verilmesi hüküm sonuç itibarıyla doğru olduğundan bozma sebebi yapılmamıştır.
Eyleme ve yükletilen suça yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik incelemede,
Borçlu şirket hakkında yapılan takibin kesinleşmesi; şikayetin süresinde olması; Karacabey Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün 22/08/2014 tarihli yazısından sanığın şirketin yetkili temsilcisi olduğunun ve şirket hakkında tasfiye ve feshine ilişkin işlem olmadığının bildirilmesi; zabıta araştırmasında borçlu şirketin adresinin kapalı olduğunun ve iş yerinin uzun süredir açılmadığının, sanıkla yapılan görüşmede iş alamadığından herhangi bir faaliyet göstermediğinin bildirilmesi; Karacabey Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 13/11/2014 tarihli yazısı ve eklerinden 17/06/2014 tarihi itibarıyla en son 2013 Ocak KDV, 2012 4.dönem (10 ila 12. aylar) Kurumlar Gelir Vergisi ve 2011 Kurumlar Vergisi Beyannamelerinin verilmiş olması karşısında, sanığın fiilinin atılı suçun unsurlarını oluşturduğunun anlaşılmasına nazaran; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin aynı Kanun’un 337/a maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253, 254. maddelerinin uygulanması ve uzlaştırmanın sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 08/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.