Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2018/6446 E. 2018/11904 K. 15.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/6446
KARAR NO : 2018/11904
KARAR TARİHİ : 15.11.2018

Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık …’ün, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin (İcra Ceza) 11/05/2018 tarihli ve 2018/69 Esas, 2018/109 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (İcra Ceza) 30/05/2018 tarihli ve 2018/12 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 14/09/2018 gün ve 94660652-105-28-9336-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/09/2018 gün ve KYB.2018/76923 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı Kanun’un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 24/01/2018 tarihinde alınan taahhütnamede tebligat giderinin, tahsil harcı ve peşin harcın ayrı ayrı rakamsal olarak gösterilmemesi nedenleriyle taahhütte belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
24/01/2018 tarihli taahhüt tutanağında, icra masrafı olarak 118,80 TL gösterildiği, tebligat giderinin bu masraf içerisinde yer aldığı, tahsil harcı olarak da 9.553,42 TL’nin gösterildiği, peşin harcın icra takibine başlanması için alacaklı tarafından ödenmesi ve takip sonunda alacaklıya iade edilecek olması nedeniyle borçlu ile bir ilgisinin bulunmaması nedeniyle, alınan taahhütte bir belirsizlik bulunmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, 15/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.