Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2018/6506 E. 2018/12277 K. 22.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/6506
KARAR NO : 2018/12277
KARAR TARİHİ : 22.11.2018

Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık …’nın, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Alanya 2. İcra Ceza Mahkemesinin 15/12/2017 tarihli ve 2017/2418 Esas, 2017/3161 Karar sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 14/09/2018 gün ve 94660652- 105-07- 5702-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/09/2018 gün ve KYB. 2018/76903 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı Kanun’un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 16/08/2017 tarihinde alınan taahhütnamede, tahsil harcı olarak 369,57 Türk Lirası belirtilmesine karşın, peşin harcın ayrıca rakamsal olarak gösterilmediği, masraf olarak 337,60 Türk Lirası belirtilmiş ise de, masraf kaleminin içinde peşin harcın bulunup bulunmadığı noktasında açıklık olmadığı, dolayısıyla taahhütte belirsizlik bulunduğundan taahhüdün de geçerli olmadığı gözetilmeksizin, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
18/01/2016 tarihli taahhüt tutanağında, borçlunun ödemekle yükümlü olduğu tahsil harcının 369.57 TL olarak gösterildiği, peşin harcın icra takibine başlanması için alacaklı tarafından ödenmesi ve takip sonunda alacaklıya iade edilecek olması nedeniyle borçlu ile bir ilgisinin bulunmaması nedeniyle, alınan taahhütte bir belirsizlik bulunmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, 22/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.