YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/6852
KARAR NO : 2019/10768
KARAR TARİHİ : 10.07.2019
5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 36/1-f maddesine aykırı davranmaktan kabahatli … hakkında İstanbul Valiliği İl Gıda, Tarım ve Hayvacılık Müdürlüğünün 21/11/2017 tarihli ve 84859749-325.18 sayılı kararı ile uygulanan 11.017,00 Türk lirası idarî para cezası karar tunağına karşı yapılan başvurunun reddine dair İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 15/05/2018 tarihli ve 2018/555 Değişik İş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii İstanbul 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 01/06/2018 tarihli ve 2018/5351 Değişik İş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 02/10/2018 gün ve 12241 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekinde bulunan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/10/2018 gün ve KYB-2018-81190 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, İstanbul Valiliği İl Gıda, Tarım ve Hayvacılık Müdürlüğü görevlilerince … Canlı Hayvan Sevk Kontrol Noktasında yapılan denetimlerde, muterize ait hayvan nakli yapılan aracın durdurularak, muterizin 23 baş sığır nakliyatı yaptığının ve veteriner sağlık raporunun bulunmadığının tespiti üzerine, bu tutanağa dayanılarak İstanbul Valiliği İl Gıda, Tarım ve Hayvacılık Müdürlüğü tarafından, muterizin 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 8. maddesine muhalefet ettiğinden bahisle aynı Kanunun 36/1-f maddesi uyarınca idari para cezası verilmiş, bu karara karşı yapılan başvuru ise İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hakimliğince, kabahatin işlendiğinin tutanakla sabit olduğundan bahisle reddine karar verilmiş ise de;
5996 sayılı Kanun’un 36/1-f maddesinde; “8 inci madde gereği canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin sevklerinde Bakanlıkça belirlenen belgeleri bulundurmayan canlı hayvan ve hayvansal ürün sahiplerine sığır cinsi hayvanlar için hayvan başına üçyüz Türk Lirası, koyun ve keçi türü hayvanlar için hayvan başına elli Türk Lirası, diğer hayvan türleri ve hayvansal ürünler için araç başına bin Türk Lirası, ayrıca nakil vasıtası sahiplerine bin Türk Lirası, Bakanlıkça izin verilen yerler dışında hayvan satışı yapanlara bin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Tanımlattırılmamış sığır cinsi hayvanlar ile koyun ve keçilerin nakil sırasında yakalanması hâlinde tüm masrafları sahibi tarafından karşılanarak en yakın kesimhanede kestirilir ve sahibine teslim edilir. ” şeklinde,
Aynı Kanunun 8. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, “Canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin sevklerine ilişkin hususlar ile canlı hayvan ticareti yapanlar, nakliyeciler ve nakil ile ilgili şartlar ve bunlara ilişkin işlemler Bakanlıkça belirlenir. Bu hususlarla ilgili Bakanlıkça belirlenen şartlara uyulması zorunludur.”, yine anılan maddenin 4. fıkrasına yer alan, “Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir.”
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 25. maddesinde yer alan “İdari yaptırım kararına ilişkin tutanakta;
a) Hakkında idari yaptırım kararı verilen kişinin kimlik ve adresi,
b) İdari yaptırım kararı verilmesini gerektiren kabahat fiili,
c) Bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak bütün deliller,
d) Karar tarihi ve kararı veren kamu görevlilerinin kimliği,
Açık bir şekilde yazılır. Tutanakta, ayrıca kabahati oluşturan fiil, işlendiği yer ve zaman gösterilerek açıklanır.” hükmünün yer aldığı, somut olayda, 17/05/2017 tarihli tutanak ve 21/11/2017 tarihli idari para cezası kararı incelendiğinde; 5996 sayılı kanunun 8. maddesine muhalefet edildiği ve aynı Kanunun 36/1-f maddesi uyarınca idari para cezası tesis edildiğinin belirtilmekle yetinildiği ancak Kabahatler Kanunu’nun 25. maddesinde yer alan idari yaptırım kararı verilmesini gerektiren kabahat fiilinin açıkça ve denetime esas bir şekilde belirtilmediği, ayrıca adı geçen kanun maddelerinde de idari para cezasına konu fiilin neler olduğunun açıkça belli olmadığı, buna dair esasların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikte belirtileceği ifade edilmesine rağmen idari para cezasında bu yönetmeliğe de işaret edilmediği anlaşılmakla, idari para cezasına dayanak olarak gösterilen 17/05/2017 tarihli tutanağın geçerli bir tutanak olarak dikkate alınamayacağı ve usulüne uygun şekilde düzenlenmeyen bir tutanağa istinaden kabahatli hakkında idari para cezası düzenlenmesinin yerinde olmadığının anlaşılması karşısında, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, gereği görüşülüp düşünüldü;
Kanun yararına bozulması talep edilen kararın İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 01/06/2018 tarihli ve 2018/5351 Değişik İş sayılı kararı olmasına karşın, ihbarnamede İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliğinin kararı olarak gösterilmesi maddi hata olarak kabul edilmiştir.
21/11/2017 tarihli idari para cezası yaptırım kararı tutanağında; idari yaptırım nedeni gösterilmediği gibi, yasal dayanak olarak 5996 sayılı Kanunun 8. maddesine muhalefet nedeniyle anılan Kanun’un 36/1-f maddesinin ifade edildiği, yasal dayanak olarak belirtilen her iki maddede de idari para cezasına konu kabahat eylemlerinin neler olacağı konusunda açık bir düzenleme bulunmadığı, Kanun’un 8/4. maddesinde; madde uygulamasına ilişkin çıkartılacak yönetmelikten bahsedilmekle birlikte idari para cezası tutanağında yönetmelik hükümleri konusunda da bir atıf ve açıklamada bulunmadığından itiraza konu idari para cezası tutanağının, idari para cezasını gerektirecek kabahat fiilini açıkça içermemesi nedeniyle 5326 sayılı Kanun’un 25/1-b maddesine aykırı olarak düzenlendiği anlaşılmakla;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 01/06/2018 tarihli ve 2018/5351 Değişik İş sayılı kararının CMK’nin 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, muteriz hakkında uygulanan idari para cezasının kaldırılmasına 10/07/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.