Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2018/693 E. 2018/11873 K. 15.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/693
KARAR NO : 2018/11873
KARAR TARİHİ : 15.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Beraat

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Sanıklar … ve … hakkında verilen beraat kararlarına yönelik yapılan incelemede,
Eyleme ve yükletilen suça yönelik O Yer Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2) Sanıklar …, … ve … hakkında işgal ve faydalanma suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik yapılan incelemede,
Yükletilen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,

Kanuna aykırı ve sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hükümlerden TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılıp, yerlerine ”24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına,” ibaresinin yazılması suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3) Sanıklar … ve … hakkında 6831 sayılı Kanun’un 92/2. maddesine aykırılık suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik yapılan incelemede,
6831 sayılı Kanun’un 92. maddesinde düzenlenen izinsiz maden ocağı açmak suçunun oluşabilmesi için, Orman İdaresinden izin ve ruhsat alınmaksızın orman alanı içerisinde kaçak olarak maden çıkarma ve işletme tesisinin kurulmuş olması gerektiği, suç tutanakları, sanık savunması, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların eyleminin ormanda izinsiz maden ocağı açma eylemi olmayıp, var olan maden arama ve çıkarma ruhsatının alanı dışına taşarak madencilik faaliyetinde bulunmak olması ve eylemin 6831 sayılı Kanun’un 92/3. maddesi gereği 93. maddesinde düzenlenen orman alanında işgal ve faydalanma suçunu oluşturması karşısında, sanıklar hakkında sadece işgal ve faydalanma suçundan hüküm kurulması yerine, suç vasfında yanılgıya düşülerek, ayrıca 6831 sayılı Kanun’un 92/2. maddesinden de mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 15.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.