YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/7262
KARAR NO : 2019/10763
KARAR TARİHİ : 10.07.2019
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a aykırılık eylemi sebebiyle kabahatli … Turizm Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Kâğıthane Uygulama Grup Müdürlüğünce 20151030145060000008 sayılı takip dosya numarası ile tebliğ edilen ödeme emrine karşı yapılan itirazın reddine ilişkin başvurunun kısmen kabulü ile kısmen reddine dair İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21/11/2017 tarihli ve 2016/691 Değişik İş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 15/10/2018 gün ve 978 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekinde bulunan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/10/2018 gün ve KYB-2018-84862 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
1- 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun, “Başvurunun incelenmesi” başlıklı 28. maddesindeki “(2) Başvurunun usulden kabulü hâlinde mahkeme dilekçenin bir örneğini ilgili kamu kurum ve kuruluşuna tebliğ eder.(3) İlgili kamu kurum ve kuruluşu, başvuru dilekçesinin tebliği tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde mahkemeye cevap verir. (4) Mahkeme, başvuruda bulunan kişilere cevap dilekçesinin bir örneğini tebliğ eder; talep üzerine veya re’sen tarafları çağırarak belli bir gün ve saatte dinleyebilir….(7) Mahkeme ilgilileri dinledikten ve bütün delilleri ortaya koyduktan sonra aleyhinde İdarî yaptırım kararı verilen ve hazır bulunan tarafa son sözünü sorar. Son söz hakkı, aleyhinde İdarî yaptırım kararı verilen tarafın kanunî temsilcisi veya avukatı tarafından da kullanılabilir. Mahkeme son kararını hazır bulunan tarafların huzurunda açıklar.” hükmüne aykırı olarak, idarî para cezasının iptali istemli başvurusuna istinaden mahkemece, ilgili kamu kurumundan gerekli olan tüm evraklar getirtilip inceleme ve araştırma yapılmadan ve başvuruda bulunan kabahatliye cevap dilekçesinin bir örneği tebliğ edilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- 6183 sayılı Kanun’un 58. maddesinin; “Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz kamisyonu nezdinde itirazda bulunabilir. İtirazın şekli, incelenmesi ve itiraz incelemelerinin iadesi hususlarında Vergi Usul Kanunu hükümleri tatbik olunur. Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi lazımdır, aksi halde itiraz edilmemiş sayılır. İtiraz komisyonu bu itirazları en geç 7 gün içinde karara bağlamak mecburiyetindedir. İtirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, hakkındaki itirazın reddolunduğu miktardaki amme alacağı %10 zamla tahsil edilir. İtiraz komisyonlarının bu konudaki kararları kesindir. Borcun tamamına bu madde gereğince vakı itirazların tamamen veya kısmen reddi halinde, borçlu ret kararının kendisine tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde mal bildiriminde bulunmak mecburiyetindedir. Borcun bir kısmına karşı bu madde gereğince vakı itirazlar mal bildiriminde bulunma müddetini uzatamaz.” şeklinde olduğu, dolayısıyla anılan ödeme emrine karşı yapılan itiraz hususunda Sulh Ceza Hâkimliğinin görevli ve yetkili olmadığı gözetilmeksizin işin esasına ilişkin değerlendirme yapılmasında isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, gereği görüşülüp düşünüldü;
İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21/11/2017 tarihli ve 2016/691 Değişik İş sayılı kararına karşı yapılan itiraz üzerine merci İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 11/12/2017 tarih, 2017/4992 Değişik İş sayılı kararı ile inceleme yapılarak itirazın reddine karar verildiğinin anlaşılması karşısında İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 2017/4992 Değişik İş sayılı 11/12/2017 tarihli kararı aleyhine kanun yararına bozma yoluna gelinip gelinmeyeceğinin takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10/07/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.