Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2018/7269 E. 2018/12229 K. 21.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/7269
KARAR NO : 2018/12229
KARAR TARİHİ : 21.11.2018

1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na muhalefet suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Saruhanlı Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 26/01/2018 tarihli ve 2017/618 soruşturma, 2018/39 Esas, 2018/39 Karar sayılı iddianamenin iadesine dair Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin 12/02/2018 tarihli ve 2018/37 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/02/2018 tarihli ve 2018/261 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 15/10/2018 gün ve 94660652-105-45-5474 -2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/10/2018 gün ve 2018/84553 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
14/06/1989 tarihli 3574 sayılı Kanun’a değişik 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun “Firar ve cezası” başlıklı 66. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “1) Aşağıda yazılı askeri şahıslar bir yıldan üç yıla kadar hapsolunur: a) Kıt’asından veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz olarak altı günden fazla uzaklaşanlar, b) Kıt’asından veya görevini yapmakta olduğu yerden izin, istirahat veya hava değişimi alarak ayrılanlardan, dönmeye mecbur bulundukları günden itibaren altı gün içerisinde özürsüz olarak gelmeyenler,” şeklindeki düzenleme karşısında, Saruhanlı İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde piyade jandarma er olarak hizmetini ifa eden ve firar suçundan aranan şüpheliye Diyarbakır Sur Askerlik Şubesi tarafından yakalanması üzerine iki gün yol izni verildiği, yol izninin bittiği 01/11/2014 tarihinde birliğine katılmaması nedeniyle suç tarihi 01/11/2014 tarihi olarak kabul edilmiş ise de; dosya içerisinde bulunan 15/12/2014 tarihli vak’a kanaat raporuna göre şüphelinin 23/02/2014 tarihinde kullanmış olduğu 10 günlük yıllık izin dönüşü 05/03/2014 tarihinde birliğine katılmadığı anlaşılmakla, şüphelinin birliğine katılması gereken 05/03/2014 tarihinden itibaren 6 gün sonrasında firar suçunu işlemiş olduğu cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Şüpheliye yüklenen suç açısından temadinin sona erdiği tarihin belirlenebilmesi için yakalama veya teslim olma tarihini gösteren belgenin ya da askerliğe elverişsiz olduğuna dair raporun aslının veya onaylı örneğinin soruşturma dosyasında bulunmasının gerektiği, kesintinin sona erdiği tarihin tespiti ve buna dair delillerin toplanması gibi hususların firar ve izin tecavüzü gibi mütemadi suçlarda sübut ve uygulamaya doğrudan etkili olmaları ve mevcut soruşturma dosyasında bu hususlara ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığının anlaşılması karşısında;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği bu gerekçeyle yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 21/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.