YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/7716
KARAR NO : 2018/13084
KARAR TARİHİ : 10.12.2018
Hürriyet Gazetesinin 06/10/2012 tarihli nüshasının “Cumartesi Gazetesi” isimli ekinin 3. sayfasında yer alan “ …” başlıklı haberde yer alan yazılar sebebiyle ilgilisi … Turizm ve Tic. A.Ş. vekilinin cevap ve düzeltme başvurusunun kabulüne dair İstanbul 17. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23/10/2012 tarihli ve 2012/631 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/12/2012 tarihli ve 2012/330 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı’nın 19.10.2018 gün ve 6801 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/10/2018 gün ve KYB. 2018/86211 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
5187 sayılı Basın Kanunu’nun 14. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Süreli yayınlarda kişilerin şeref ve haysiyetini ihlâl edici veya kişilerle ilgili gerçeğe aykırı yayım yapılması hâlinde, bundan zarar gören kişinin yayım tarihinden itibaren iki ay içinde göndereceği suç unsuru içermeyen, üçüncü kişilerin hukuken korunan menfaatlerine aykırı olmayan düzeltme ve cevap yazısını; sorumlu müdür hiçbir düzeltme ve ekleme yapmaksızın, günlük süreli yayınlarda yazıyı aldığı tarihten itibaren en geç üç gün içinde, diğer süreli yayınlarda yazıyı aldığı tarihten itibaren üç günden sonraki ilk nüshada, ilgili yayının yer aldığı sayfa ve sütunlarda, aynı puntolarla ve aynı şekilde yayımlamak zorundadır.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda tekzip talebine konu haberin 06/10/2012 tarihinde yayınlandığı, yayınlanması istenen tekzip metninin ise ilgili Gazete’nin yetkililerine Beyoğlu 37. Noterliğinin 08/10/2012 tarihli ve 21387 yevmiye nolu ihtarnamesi ile 09/10/2012 tarihinde tebliğ edilmesi karşısında, Mahkemenin esasa dair karar verebilmesi için ilgili haberin yayınlandığı Hürriyet Gazetesi’nin 06/10/2012 tarihli nüshası ile bahse konu Noterlik tebliğinin gerçekleştiği 09/10/2012 tarihinden sonraki 3 güne ait olan 10, 11 ve 12/10/2012 tarihlerine ait nüsha asıllarının temin edilmesinden sonra karar vermesi gerektiği gözetilmeden, başvuru sahibinin ibraz ettiği bahse konu nüshaları içermeyen bir takım fotokopi evrakın esas alınarak karar verildiği anlaşılmakla, itirazın bu yönüyle kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5187 Sayılı Basın Kanununun “düzeltme ve cevap” başlıklı 14. maddesinde;
“…Süreli yayınlarda kişilerin şeref ve haysiyetini ihlâl edici veya kişilerle ilgili gerçeğe aykırı yayım yapılması halinde, bundan zarar gören kişinin yayım tarihinden itibaren iki ay içinde göndereceği suç unsuru içermeyen, üçüncü kişilerin hukuken korunan menfaatlerine aykırı olmayan düzeltme ve cevap yazısını; sorumlu müdür hiçbir düzeltme ve ekleme yapmaksızın, günlük süreli yayınlarda yazıyı aldığı tarihten itibaren en geç üç gün içinde, diğer süreli yayınlarda yazıyı aldığı tarihten itibaren üç günden sonraki ilk nüshada, ilgili yayının yer aldığı sayfa ve sütunlarda, aynı puntolarla ve aynı şekilde yayımlamak zorundadır….” ve”…Düzeltme ve cevabın birinci fıkrada belirlenen süreler içinde yayımlanmaması halinde yayım için tanınan sürenin bitiminden itibaren, birinci fıkra hükümlerine aykırı şekilde yayımlanması halinde ise yayım tarihinden itibaren onbeş gün içinde cevap ve düzeltme talep eden kişi, bulunduğu yer sulh ceza hâkiminden yayımın yapılmasına veya bu Kanun hükümlerine uygun olarak yapılmasına karar verilmesini isteyebilir. Sulh ceza hâkimi bu istemi üç gün içerisinde, duruşma yapmaksızın, karara bağlar…” hükümlerinde, zarar gören kişinin, başvuru sırasında ihtarnamesindeki tekzibin, günlük süreli yayında yayınlanmadığını ispatlamak için üç günlük gazete nüshalarını mahkemeye sunması gibi bir şart aranmamıştır.
Ancak başvuruya konu somut olayda, başvuranın Sulh Ceza Hakimliğine haberin yayımlandığı nüshayı veya ihtarname üzerine düzeltme ve cevap metninin yayımlanması gereken nüshayı sunmadığı, buna rağmen Sulh Ceza Hakimliğince verilen kararda ihtarnamede yazılı düzeltme ve cevap metninin yayımlanmadığından bahisle düzeltme ve cevap metninin yayımlanmasına karar verildiği, itiraz üzerine verilen merci kararında ise itirazın “hiçbir araştırma yapılmadan haber yapıldığı ve olayı doğrulamak için makul bir çaba gösterilmediği” gerekçesiyle reddedildiği, gazete nüshalarının dosyada bulunup bulunmadığı hususunda bir araştırma yapılmadığı görülmektedir.
Dosyada, düzeltme ve cevap metnine konu edilen haberin yer aldığı Hürriyet gazetesinin 06.10.2012 tarihli nüshası ve Cumartesi ekinin, düzeltme ve cevap yazısının muhataplarına gönderilen ve 09.10.2012 günü tebliğ edildiği iddia edilen ihtarnamenin tebliğ mazbatalarının, ayrıca diğer süreli yayın kategorisinde bulunan ve ihtarnamenin tebliğini izleyen hemen ilk nüshası olan 13.10.2012 tarihli “Cumartesi” ekinin aslı veya bir suretlerinin bulunmadığı, buna göre düzeltme ve cevap metninin yayımlanması için gerekli şartların yeterince araştırılmadan asıl mahkeme ve itiraz mercii tarafından bir karar verildiği anlaşılmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/12/2012 tarihli ve 2012/330 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nun 309/4-a. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yukarıda yazılı bozma nedenine göre; merci tarafından, itiraz başvurusunun esasına girilerek gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden bir karar vermek suretiyle müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına 10.12.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.