YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10297
KARAR NO : 2021/4325
KARAR TARİHİ : 13.04.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Nakil Aracının İadesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre, katılan vekilinin temyizinin suçta kullanılan araç ile ilgili müsadere hükmüne yönelik olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklinde düzenlemenin sanığın lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Kabule göre de;
1- Suç tarihi itibarıyla uygulanması gereken 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun kapsamında TAPDK’nin davaya katılma hakkı bulunmadığı gözetilmeksizin davaya katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
2-TCK’nin 52/4. maddesi gereğince taksitlerden birisinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilebileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken taksitlerden birisinin süresinde ödenmediği takdirde kalan kısmının tamamının tahsiline ve adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmesine karar verilerek infaz yetkisinin de kısıtlanması,
3- Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının aylık 24 taksitle tahsiline karar verilirken 5237 sayılı TCK’nin 52/4 maddesine aykırı şekilde taksit miktarının gösterilmemesi,
4- Ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, temel cezada TCK’nin 61. maddesi uyarınca hapis cezasında teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
5-Sanığın sevk ve idaresindeki nakil aracında 1500 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilen olayda, malen sorumlu …, suça konu nakil aracını sanığa düğüne gitmesi için emaneten verdiğini, gümrük kaçağı sigara taşınacağından haberinin olmadığını beyan ettiği, sanık ise suçta kullandığı aracı malen sorumlu … ‘tan gezmeye gideceğini söyleyerek emaneten aldığını beyan etmesi karşısında; suç tarihinde ve öncesinde aracın fiilen kim tarafından kullanıldığı, geçmişe yönelik varsa bu aracın sürücüsü olarak sanık hakkında trafik kurallarına aykırılıktan verilmiş para cezası bulunup bulunmadığı hususları ilgili yerden araştırılıp, bu araştırmalar ışığında malen sorumlunun iyi niyetli olup olmadığı belirlendikten sonra malen sorumlunun iyi niyetli olmadığının kabulü halinde ele geçirilen kaçak eşyanın taşıma aracı yüküne göre miktar ve hacim bakımından tamamını veya esaslı bölümünü oluşturup oluşturmadığı, aracın değeri konusunda uzman bilirkişi tarafından belirlenerek eşyanın gümrüklenmiş değeri göz önüne alındığında müsaderesinin hakkaniyete uygun düşüp düşmeyeceği araştırılmadan eksik inceleme ile nakil aracının sicil malikine iadesine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş ve katılan vekili ile sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 13/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.