YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/12467
KARAR NO : 2019/12198
KARAR TARİHİ : 03.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Gümrük kaçakçılığı suçlarında korunan hukuki yarar; Devletin egemenlik hakkının bir kısmı olarak ortaya çıkan kendi milli sınırları dahilindeki her türlü eşya giriş ve çıkışını kontrol etme ve düzenleme yetkisidir. Anılan fiiller ile devletin söz edilen egemenlik hakkının ihlali ile birlikte devletin vergilendirme hakkı ve mali yararlarını da ihlal ettiği kuşkusuzdur. Verginin ise devletin kamu hizmetlerini finanse etmek için toplumu oluşturan kişilerden zorunlu olarak alınan ekonomik değerler olduğu nazara alındığında gümrük kaçakçılığı suçlarının vergi kaybına sebep olması sonucu , kamu hizmetlerinin finansmanında güçlükler doğuracağı muhakkaktır. Bu itibarla, gümrük kaçakçılığı suçlarının mağdurunun da devletin yürüttüğü kamu hizmetlerinden yararlanan bireylerden oluşan toplum olduğu cihetle;
UYAP ortamında yapılan araştırmada;
Sanık hakkında, 30.11.2012 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 2013/924 Esas ve 2014/352 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün temyiz edildiği ve dava dosyasının Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2016/110 Esas sayılı dosyasında kayıtlı olduğunun,
Yine sanık hakkında, 16.02.2013, 18.02.2013, 28.02.2013, 22.03.2013 tarihlerinde işlediği aynı suçlar nedeniyle açılan kamu davası üzerine Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesince 2015/404 Esas sayılı dosyasında yargılamaya devam olunduğunun anlaşılması karşısında,
Anılan davaların akıbeti araştırılıp mümkün olması halinde iş bu dava ile birleştirilerek, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp, hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği ve Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/404 Esas sayılı dosyasında birleşen dava dosyaları ve yukarıda tarihleri belirtilen Yargıtay 7. Ceza Dairesinde incelenmekte olan davaya dair eylemlerin zincirleme suç hükümleri kapsamında kalacağı gözetilmek sureti ile sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK’nin 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
Kabule göre ise;
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 03/10/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.