Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2019/18931 E. 2019/12482 K. 09.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/18931
KARAR NO : 2019/12482
KARAR TARİHİ : 09.10.2019

1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na muhalefet suçundan sanık …’un aynı Kanun’un 66/1-b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 6.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/06/2018 tarihli ve 2017/1189 esas, 2018/1020 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 07/02/2019 gün ve 94660652-105-20-16503-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/02/2019 gün ve KYB 2019/16295 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, her ne kadar sanık hakkında Denizli 11. Komando Tugayı 1. Komando Taburu 3. Komando Bölük Komutanlığı emrinde er olarak görevli bulunduğu ve 25/09/2016 tarihinden itibaren 12 gün firar ettiği, 29/10/2016 tarihinde de çarşı izninden bir daha dönmeyerek firar ettiği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de, sanık hakkında 11/08/2010 tarihli İzmir Bozyaka Eğitim Araştırma Hastanesince düzenlenen hafif zeka geriliğine bağlı %50 özürlü raporu, İzmir Asker Hastanesi tarafından 03/02/2016, 17/03/2016, 23/03/2016, 13/05/2016, 25/04/2016 tarihli GATA HEH Psikiyatri Polikliniğine sevk raporları ve son olarak Denizli Devlet Hastanesince düzenlenen sanığın askerliğe elverişli olmadığına dair 27/02/2017 tarihli Sağlık Kurulu Raporu birlikte değerlendirildiğinde, yüklenen suç yönünden ceza sorumluluğu bulunmayan sanık hakkında yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Olağanüstü kanun yolu olan ve öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozmanın amacı hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların Yargıtay’ca incelenmesini, buna bağlı olarak da kanunların uygulanmasında ülke sathında birliğe ulaşmak, hakim veya mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkları toplum ve birey açısından hukuk yararına gidermektir.
Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur.
26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hakim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararlar kanun yararına bozma konusu olamaz.
Ancak 5271 sayılı CMK’nin 311/1-e fıkrasında da belirttiği gibi, ortaya konulan yeni olaylar veya yeni delillerin yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olması halinde sanığın olağanüstü kanun yollarından olan yargılamanın yenilenmesi müessesesinden faydalanması mümkün olabilecektir.
Mahkemece kanun yararına bozma isteminde ileri sürülen nedenler yönünden dosya kapsamında tüm deliller tartışılıp takdir edilmek suretiyle karar verildiği ve delil takdiri yapılarak verilen kararlar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceğinden;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 09/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.