YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/20048
KARAR NO : 2019/7190
KARAR TARİHİ : 15.04.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın eyleminin kıymet itibarıyla fahiş olmayan tütün mamullerinin yurda kaçak olarak sokulmasından ibaret olması, temel cezanın belirlenmesinde teşdit uygulanmamış olması, 6545 sayılı Kanun’la değişik 5607 sayılı Kanun’un 3/18, 3/10 ve 3/1. maddelerinin uygulanması halinde hükmolunacak hapis cezasının 3 yıldan az olamayacağının ve birlikte adli para cezasının da iki katına kadar arttırılması gerektiğinin düzenlenmesi karşısında lehe olan 6455 sayılı Kanun’la değişik 5607 sayılı Kanun’un 3/18 maddesinden hüküm kurulması gerekirken, 6545 sayılı Kanun’la değişik 5607 sayılı Kanun’un 3/10. maddesinden hüküm kurulup uygulamada da hataya düşülerek sonuç cezanın 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
2- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
3- Suç tarihi itibarıyla uygulanması gereken 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3/18. maddesinde cezaya konu edilen eylemin ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkileri üretmek, yurda sokmak, ticari amaçla bulundurmak, nakletmek, satışa arz etmek veya satmaktan ibaret olması karşısında suça konu eşyadan alınan numuneler getirtilerek ilgili işaretlerin bulunup bulunmadığının hakim tarafından tespiti yerine, gerekmediği ve sanığın KEMT varakasındaki değerlere ilişkin itirazı da bulunmadığı gözetilmeksizin keşif icra edilip bilirkişi raporu alınarak yapılan yargılama giderlerine kendisi sebep olmadığı halde bu giderlerin sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN tebliğnameye aykırı olarak 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca 1 numaralı bozma sebebi yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 15/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.