YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/25885
KARAR NO : 2020/11996
KARAR TARİHİ : 30.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KATILANLAR : …, …
ŞİKAYETÇİ : TAPDK
SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet, Nakil Vasıtasının İadesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
… plakalı nakil aracının kayden maliki olan …’nın araç kiralama şirketi işleten eşi olan … tarafından kiraya verildiği, sanığın beyanına göre aracı kiralayan …’in de aracı sanığa emaneten vermesi karşısında, … ve … isimli kişiler dinlenilerek konuya ilişkin beyanları alınıp, dava konusu aracın kayıt maliki olan … tarafından kiralama şirketine kiraya verilip verilmediği, yine aracın bu iş yeri tarafından …’e kiraya verilip verilmediği, kiralama şirketiyle taraflar arasında suç tarihi itibariyle geçerli olan yazılı kira sözleşmesi bulunup bulunmadığı konularının saptanması, suç tarihi ve öncesinde dava konusu aracın fiilen kim tarafından kullanıldığının kolluk marifetiyle belirlenmesi ile tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle aracın iyi niyetli üçüncü kişiye ait olup olmadığı belirlenerek müsaderesi ya da iadesine karar verilmesi yerine eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca, kovuşturma aşamasında ”etkin pişmanlık” hükümlerinin uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, yerel mahkemece ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Kabule göre de;
1-Sanıktan ele geçirilen gümrük kaçağı sigaranın miktarına göre, temel hapis cezada teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan TAPDK’nın davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
3-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
4-Suça konu sigaraların 5607 sayılı Yasa’nın 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı TCK’nın 54/4.maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde TCK’nın 54/1 maddesi denmek suretiyle CMK’nin 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 30/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.