YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/27963
KARAR NO : 2019/11151
KARAR TARİHİ : 12.09.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Marka Hakkına Tecavüz
HÜKÜM : Mahkumiyet, Ceza Verilmesine Yer Olmadığına Dair
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 16.04.2019 tarihli tebliğnamesinde sanık … hakkında verilen hükmün bozulması yönünde görüş bildirilmişse de; sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup, sanığın bu karara yönelik temyiz dilekçesi itiraz mahiyetinde kabul edilerek Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/381 D. iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği ve … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bu şekilde kesinleştiği, sanığın başkaca bir temyiz dilekçesinin de bulunmadığı anlaşılarak yapılan incelemede;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanık … hakkında verilen hükme yönelik katılan vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 21/01/2009 tarih ve 5833 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile değişik 61/A-son madde ve fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık nedeniyle cezaya hükmolunmaması için sanığın taklit malları nereden aldığını bildirmesi, suça konu malı üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara elkonulmasını sağlaması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği gözetildiğinde, sanığın sunduğu faturaların düzenleyicisi … Ecza Deposu Diyarbakır Şubesi yetkilileri hakkında tefrik edilip, 20.02.2014 tarihli yetkisizlik kararı ile Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen dosyanın sonucu beklenilip, yukarıda açıklanan şartların ne şekilde gerçekleştiği açıklanmadan sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
2) Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet kararına yönelik sanığın temyiz taleplerinin incelenmesinde ise;
Uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihte uzlaşma hükümlerinin uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde, sanık 17.05.2013 tarihli kolluk ifadesinde uzlaşmayı kabul etmediğini beyan etmişse de, bir hakkın doğmadan önce kullanılması söz konusu olamayacağından, uzlaşma teklifinin hukuken geçerli olmadığı anlaşılmakla, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7 maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nin 253. ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık … ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.