Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2019/28903 E. 2019/12147 K. 03.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/28903
KARAR NO : 2019/12147
KARAR TARİHİ : 03.10.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1163 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre ve her ne kadar sanık …, kendisine tebliğ edilen hükmü, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra temyiz etmiş ise de, Mahkeme tarafından temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilerek sanığın yanıltıldığı, bu nedenle sanığın hükmü süresinde temyiz ettiği kabul edilerek dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 81/6. maddesinin “Kooperatif: Üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması halinde, dağılır” hükmü karşısında, Denizli Valiliği İl Tarım Müdürlüğü’ nün 17.03.2010 tarihli yazıları ekinde bulunan tutanaklar uyarınca kooperatifin son genel kurulunun 18.04.2009 tarihinde yapıldığının anlaşılması ve anılan kooperatifin 2010-2011-2012 yıllarında genel kurul toplantılarını yapmaması nedeniyle münfesih hale geleceği, yine aynı yazı uyarınca sanıkların yönetim kuruluna 13.02.2008 tarihinde dört yıl süre ile seçildiklerinin belirtildiği, 18.04.2009 tarihli genel kurul toplantısında yeniden seçim yapılmadığı, bu hali ile sanıkların suç tarihi itibarı ile görev sürelerinin de dolmuş olduğu gözetildiğinde kooperatifin iddianameye konu eylem tarihinde münfesih olduğu ve sanıkların da görev sürelerinin dolduğu anlaşılmakla, unsurları oluşmayan suçtan sanıkların beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre ise;
1-Dairemizin 21.05.2018 tarih 2018/438 Esas, 2018/5994 Karar sayılı ilamı ile ” TCK’nin 75/1-b-c maddesi uyarınca hapis cezasının alt sınırının karşılığı olarak her gün için otuz Türk Lirası üzerinden hesaplama yapılması, adli para cezası bakımından ise anılan Kanunun 52/2. ve 75/1-a maddeleri birlikte değerlendirmek sureti ile adli para cezasının alt sınırının karşılığı olarak her gün için yirmi Türk Lirası üzerinden hesaplama yapılarak önödeme miktarının belirlenmesi gerekirken, adli para cezasının alt sınırının karşılığı olarak her gün için otuz Türk Lirası üzerinden hesaplama yapılmak sureti ile önödeme miktarının fazla tayin edilmesi, ” gerekçesiyle karar bozulmuş ve 13.12.2018 tarihli celsede bozma ilamına uyulduğunun belirtilmiş olunmasına karşın, sanıklar hakkında usulüne uygun olarak ön ödeme tebliğ edilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri yerine eksik kovuşturma ile sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
2- 1163 sayılı Kanunu’nun Ek 2/2. maddesinde öngörülen adli para cezasının alt sınırı 30 gün olmasına rağmen, sanıklar hakkında 5 gün adli para cezasına hükmolunarak eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet savcısı ve sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 03/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.