YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/29101
KARAR NO : 2019/12483
KARAR TARİHİ : 09.10.2019
Bakaya kalma suçundan sanık …’nın, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun 63/1 ve 5237 sayılı Kanun’un 62/1. maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Çaycuma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/10/2018 tarihli ve 2018/367 esas, 2018/515 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 18/04/2019 gün ve 94660652- 105-67- 4820- 2019-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/04/2019 gün ve KYB 2019/43253 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
7146 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile 1111 sayılı Askerlik Kanunu’na eklenen geçici 55. maddede yer alan “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte her ne sebeple olursa olsun henüz fiilî askerlik hizmetine başlamamış ve 1 Ocak 1994 tarihinden (bu tarih dâhil) önce doğan 1076 sayılı Kanun ile bu Kanuna tabi yükümlüler; istekleri hâlinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde askerlik şubelerine veya yurt dışı temsilciliklerine başvurmaları, 15.000 Türk lirası veya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuruna göre ödeme tarihindeki karşılığı kadar konvertibl yabancı ülke parasını defaten ödemeleri ve 21 gün temel askerlik eğitimini yerine getirmeleri şartıyla askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar…. Bu madde hükümlerinden yararlanan yükümlüler hakkında saklı, yoklama kaçağı ve bakayadan dolayı idari ve adli soruşturma ve kovuşturma yapılmaz, başlatılmış olanlar sona erdirilir ve bu suçlara ilişkin kesinleşmiş idari para cezaları tahsil edilmez” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın bakaya kalma eyleminden dolayı yapılan yargılama devam ederken 02/08/2018 tarihinde anılan değişikliğin yürürlüğe girdiği, değişiklik uyarınca Mahkemesince kovuşturmanın sonlandırılması ya da kovuşturmaya devam edilmesi için sanığa değişiklik kapsamında bedelli askerlikten yararlanmak isteyip istemediği sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
7146 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile 1111 sayılı Askerlik Kanunu’na eklenen geçici 55. madde hükümlerinden yararlanan yükümlüler hakkında saklı, yoklama kaçağı ve bakayadan dolayı idari ve adli soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağı, başlatılmış olanların sona erdirileceği ve bu suçlara ilişkin kesinleşmiş idari para cezaları tahsil edilemeyeceğinin belirtilmesi karşısında salt bu maddeden faydalanmak istenildiği yönündeki beyanın devam eden kovuşturmaya herhangi bir etkisinin olmayacağı, sanığın bakaya kalmak suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz etmediği, hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra 28/01/2019 tarihinde bankaya para yatırmak suretiyle bedelli askerlikten faydalanmak istediğine yönelik iradesini ortaya koyduğu anlaşılmakla;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 09/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.