YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/29732
KARAR NO : 2019/11996
KARAR TARİHİ : 01.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
6831 sayılı Kanun’un 110. maddesi” 76 ncı maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen fiilleri işleyenler hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezasına hükmolunur.” şeklinde düzenlenmiştir.25/03/2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile ,sanığın 6831 sayılı Kanun’ nun 110/2 maddesi gereğince takdiren 1yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nin 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 10 ay hapis cezası ile cezalandırılması şekilde hüküm tesis edildiği, 25/06/2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması hükmünde 6831 sayılı Kanun’ nun 110/2 maddesi gereğince takdiren 1 yıl hapis cezası ve 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nin 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 10 ay hapis cezası ve 4 gün adli para cezası ile cezalandırılması, TCK’nin 52. maddesi gereğince, ekonomik durumu nazara alınarak bir günü takdiren 20 TL den hesap edilmek sureti ile 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına şekilde hüküm tesis edildiği, CMK’nin 231/11. maddesinde yer alan, “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir” şeklindeki düzenleme karşısında, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yeniden değerlendirme sonucu, mahkumiyet hükmünün değiştirilerek farklı hüküm kurulması suretiyle CMK’nin 231/11. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hükme 1. maddesinin 2. fıkrasından “1 yıl hapis ve 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarenin çıkarılarak yerine ” 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına” şeklinde ibarenin eklenmesine,, hükme 1. maddesinin 3. fıkrasından “10 ay hapis ve 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarenin çıkarılarak yerine “10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ” şeklinde ibarenin eklenmesi suretiyle başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye kısmen uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.