YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/29788
KARAR NO : 2019/12081
KARAR TARİHİ : 02.10.2019
MAHKEMESİ : 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Mah. (Kapatılan)
SUÇ : 1632 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık hakkında üste fiilen taarruz suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 14/05/2008 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın katılan…’a tebliğ edilmeden 13/12/2008 tarihinde kesinleştirildiği, bir hükmün veya kararın, o hükme veya karara karşı kanun yoluna müracaat etme hakkına haiz olan ilgililere tebliği yapılmaksızın hükmün veya kararın kesinleştiğinden bahsetmenin mümkün olmadığı gözetildiğinde Mahkemenin 14/05/2008 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemiş olduğu ve sanık hakkındaki denetim süresinin de başlamadığı, dolayısıyla sanığın 13/08/2009 tarihinde işlediği suç nedeniyle verilen mahkumiyet kararının kesinleştiğinin anlaşılması üzerine sanık hakkında duruşma açılıp yazılı şekilde hüküm kurulması, dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında bozma nedeni yapılmamıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Suç tarihi itibariyle sanığa isnat edilen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre davanın 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunması, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 30/03/2007 tarihinden sonra zamanaşımını kesen başkaca bir işlem yapılmaması, 30/03/2007 tarihinden inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş; sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK’nin 322. maddesinin verdiği yetkiyle, 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı sebebiyle KAMU DAVASININ DÜŞMESİNE, 02/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.