YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/29913
KARAR NO : 2019/12481
KARAR TARİHİ : 09.10.2019
1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na muhalefet suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10/12/2018 tarihli ve 2017/8675 soruşturma, 2018/2816 esas, 2018/2333 sayılı iddianamenin iadesine dair Erzincan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/01/2019 tarihli ve 2018/759 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan iade kararının kaldırılmasına ilişkin mercii Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/02/2019 tarihli ve 2019/71 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 02/05/2019 gün ve 94660652-105-24-4995-2019-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/05/2019 gün ve KYB 2019/49264 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 31/10/2018 tarihli ve 2018/6849 esas, 2018/11135 karar sayılı ilâmında yer alan “…Şüpheliye yüklenen suç açısından temadinin sona erdiği tarihin belirlenebilmesi için yakalama veya teslim olma tarihini gösteren belgenin ya da askerliğe elverişsiz olduğuna dair raporun aslının veya onaylı örneğinin soruşturma dosyasında bulunmasının gerektiği, kesintinin sona erdiği tarihin tespiti ve buna dair delillerin toplanması gibi hususların firar ve izin tecavüzü gibi mütemadi suçlarda sübut ve uygulamaya doğrudan etkili olmaları ve mevcut soruşturma dosyasında bu hususlara ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığının anlaşılması karşısında…” şeklindeki açıklama karşısında, somut olayda mahkemesince suç tarihine (suç tarihi aralığının) ait iddianamedeki kabulün müphem kaldığı, temadi tarihlerinin belirtilmediği, kesintinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenemediği, keza şüpheliye yüklenen izin tecavüzü suçuna ilişkin temadinin sona erdiği tarihin belirlenebilmesi için yakalama veya teslim olma tarihini gösteren belgenin aslının veya onaylı örneğinin soruşturma dosyasında bulunmadığından bahisle verilen iddianamenin iadesine ilişkin kararın yerinde olduğu gözetilmeden, merciince itirazın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde kabulü ile iddianamenin iadesine ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Kasti ve kesintisiz (mütemadî) suçlardan olan firar ve izin tecavüzü suçları, temadinin sona erdiği anda tamamlanmakta ve suç temadisi genellikle failin kendiliğinden birliğine dönmesiyle (iradi olarak) veya yetkili makamlarca yakalanmasıyla (irade dışı) ya da bulunduğu yerdeki bir askerî makama veya resmi bir kuruluşa birliğine dönmek maksadıyla dehalet etmesiyle (iradi olarak) sona ermektedir.
Her ne kadar şüphelinin talimat yoluyla İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ifadesi alınmış ise de; ifadesinde mevcut durumu devam ettiğinden birliğine katılamadığını, dehalet yönünde herhangi bir irade ortaya koymadığı ve talebinin de bulunmadığının anlaşılması karşısında suç işleme kastıyla hareket ettiğinin kabulü ile temadinin devam ettiği değerlendirilmiştir.
Yukarıda sözü edilen kanuni düzenlemeler karşısında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/02/2019 tarihli ve 2019/69 değişik iş sayılı kararının CMK’nin 309/4-a maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 09/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.