YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/30373
KARAR NO : 2019/10743
KARAR TARİHİ : 09.07.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten Yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
11.04.2011 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6222 sayılı Kanun’un “Amaç” başlıklı 1. maddesi;
“(1) Bu Kanunun amacı; “müsabaka” öncesinde, esnasında veya sonrasında “spor alanları ile bunların çevresinde”, taraftarların sürekli veya geçici olarak gruplar halinde bulundukları yerlerde veya müsabakanın yapılacağı yere gidiş ve geliş güzergâhlarında şiddet ve düzensizliğin önlenmesidir.
“Kapsam” başlıklı 2. maddesi;
“(1) Bu Kanun; müsabaka öncesinde, esnasında veya sonrasında, spor alanları ile bunların çevresinde, taraftarların sürekli veya geçici olarak gruplar halinde bulundukları yerlerde veya müsabakanın yapılacağı yere gidiş ve geliş güzergâhlarında, takımların kamp yaptığı yerlerde uygulanacak güvenlik önlemlerini, şike, teşvik primi ve diğer yasak fiil ve davranışları, bunlara uygulanacak yaptırımları, spor kulüplerinin, spor kulübü yöneticilerinin, sporcularının ve diğer görevlilerinin, genel kolluk veya özel güvenlik görevlilerinin, hakemlerin, taraftarların, taraftar derneklerinin, taraftar temsilcilerinin, spor federasyonlarının, yazılı veya görsel ya da işitsel kitle iletişim kuruluşları ile mensuplarının ve diğer ilgili kişi ve kurumların spor müsabakalarında şiddet ve düzensizliğin önlenmesine ilişkin hususlardaki görev ve sorumluluklarını kapsar.
“Tanımlar” başlıklı 3. maddesi;
“(1) Bu Kanunun uygulanmasında;
a) Federasyonlar: Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren federasyonları, bağımsız spor federasyonlarını ve Türkiye Futbol Federasyonunu,
b) Genel Müdürlük: Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünü,
e) Müsabaka güvenlik amiri: Spor alanlarında güvenliğin sağlanması amacıyla mülki idare amiri tarafından görevlendirilmiş kolluk amirini,
f) Müsabaka alanı: Spor müsabakasının yapılmasına tahsis edilen alanı,
g) Spor alanı: Spor müsabakalarının veya antrenmanların gerçekleştirildiği alanlar ile seyircilere ait seyir alanları, sporculara ait soyunma odası ve bu Kanunun uygulanması kapsamında spor yapmaya elverişli alanları,
ğ) Spor güvenlik birimi: Sorumluluk alanlarına göre il ve ilçe emniyet müdürlükleri veya jandarma komutanlıkları tarafından kurulan ilgili birimi,
h) Spor kulübü: Belirli kurallara göre kurulan, amatör veya profesyonel spor dallarında faaliyette bulunan kuruluşu,
ı) Spor müsabakası: Federasyonların düzenlediği veya düzenlenmesine izin verdiği ya da katkıda bulunduğu her türlü sportif karşılaşma ve yarışmayı,
…ifade eder.”
“Spor alanlarında taşkınlık yapılması ve tesislere zarar verilmesi” başlıklı 17. maddesi;
“(1) Spor alanlarında kasten yaralama suçunun veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde şikayet şartı aranmaksızın 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ilgili maddelerine göre cezaya hükmolunur. Spor alanları ve bu alanlardaki eşya, mala zarar verme suçu bakımından kamu malı hükmündedir.
(2) Birinci fıkra kapsamına giren suçların işlenmesi suretiyle spor alanlarına ve bu alanlardaki eşyaya zarar verilmiş olması halinde, meydana gelen zararların tazmini hususunda zarar veren kişiler ve onların taraftarı olduğu spor kulübü meydana gelen zarardan müteselsilen sorumludur. Zararı gideren spor kulübünün sorumlu taraftarlarına rücu hakkı saklıdır.”
hükümlerini amirdir.
Temyize konu edilen dava dosyasında yer alan iddianamede; 06.02.2011 tarihli spor müsabakasının, Gençlik Spor İl Müdürlüğü tarafından bir halı sahada düzenlenen bir turnuva niteliğinde olduğu, istem üzerine maçın hakeminin TFF il hakem kurulu tarafından geçici olarak maçı yönetmek üzere atandığı, müsabaka sırasında 3289 sayılı Kanun’a göre kamu görevlisi sayılan katılan hakemin kırmızı kart gören futbolcu ve bir kaleci tarafından kasten yaralandığı belirtilmekte, sevk maddesi olarak TCK’nin 86/2. maddesi yazmakta ve her hangi bir şekilde 6222 sayılı Kanun’dan bahsedilmemektedir. Gerekçeli kararda ise; sanığın TCK’nin 86/1,3-c ve 87/1-d,son maddeleri gereği mahkumiyetine karar verildiği, ayrıca 6222 sayılı Kanun’da yer alan bir idari veya adli yaptırıma karar verilmediği, hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
Suçun meydana geldiği spor müsabakasının; bir federasyon tarafından düzenlenmediği, federasyonca izin verilmediği veya düzenlenmesine bir katkıda bulunulmadığı, keza spor müsabakalarının oynandığı spor alanları etrafında özel güvenlik tedbirlerinin alınmasını da düzenleyen 6222 sayılı Kanun’un henüz suç tarihinde yürürlüğe girmediği, son olarak yukarıda anlatılan olayda meydana gelen kasten yaralama suçunun unsurlarının ayrıca ve özel bir işleniş şekli olarak 6222 sayılı Kanun’da belirtilmediği, gerek iddianamede gerekse hükümde 6222 sayılı Kanun’un uygulanmadığı, dolayısıyla Dairemizin görev alanına giren 6222 sayılı Kanun’un temyiz incelemesi ile ilgisi bulunmadığı anlaşılmakla,
Hükmün konusuna, Yargıtay Kanunu’nun 14. maddesine ve Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 30/01/2019 ve 2019/1 sayılı iş bölümüne dair kararına göre, 5237 sayılı TCK’nin 86 vd. maddelerinde düzenlenen “kasten yaralama” suçundan kaynaklı işlere bakmakla görevli dairenin Yüksek Yargıtay 3. Ceza Dairesi olduğu anlaşılmakla dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, daha önceden görevsizlik kararı veren Yargıtay (3). Ceza Dairesi ile Dairemiz arasında çıkan görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 09.07.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.