YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/30681
KARAR NO : 2019/12523
KARAR TARİHİ : 09.10.2019
MAHKEMESİ : 5’inci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi (Kapatılan)
SUÇ : 1632 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık hakkında hükmolunan cezadan TCK’nin 63. maddesi gereğince 25/09/2014-26/09/2014 tarihleri arasında yol ve gözetim altında geçen sürelerin mahsup edilmesine karar verilmemiş ise de; bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçların sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu, anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
a)TCK’nin 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezalarının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken adli para cezalarının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmesine karar verilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması,
b)10/03/2014 tarihinde aldığı 30 gün süreli istirahat raporunun 10/04/2014 tarihinde sona ermesinden sonra 1 gün dönüş yol süresi tanındığında 11/04/2014 günü saat 24:00’e kadar birliğine katılmayan sanığın, bu eylemini 09/06/2014’de yakalanarak sonlandırdığı kabul edilmiş ise de; sanığın 09/06/2014 tarihinde bir başka suçtan yakalanmasını müteakip hüküm infazı için cezaevine kapatıldığı, 21/07/2014 tarihinde de cezaevinden tahliye edildiği ve herhangi bir askeri makama teslim edilmeyip serbest bırakıldığı, sanığın izin tecavüzünü sürdürerek müsnet suçtan dolayı hakkında çıkarılan yakalama emrine istinaden 25/09/2014 tarihinde yakalandığı, bu durumda sanığın izin tecavüzünü daha önceden kesen yakalama ve dehalet iradesi ortaya konulamadığından, eylemini, yakalandığı 25/09/2014 tarihinde sona erdirdiğini kabul etmek gerektiği dikkate alındığında suçun temadi bitim tarihinin “25/09/2014” tarihi yerine “09/06/2014” olarak kabul edilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak, hükmün BOZULMASINA, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca, hüküm fıkrasının 1. maddesinin 6. bendi ile 2. ve 3. maddelerinin 5. bentlerinde yer verilen “…taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının bir defada tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği hususunun ihtarına” cümlesinin çıkarılıp yerine “…taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilebileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarına” cümlesinin yazılması, ayrıca gerekçeli hükmün başlangıç kısmı ile 3. maddesinin 1. bendinde yer verilen “12.04.2014-09.06.2014” ibarelerinin çıkarılıp yerine “12.04.2014-25.09.2014” ibarelerinin yazılması suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükümlerin ayrı ayrı DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.