Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2019/31686 E. 2021/7019 K. 22.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/31686
KARAR NO : 2021/7019
KARAR TARİHİ : 22.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz ediilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre, yokluğunda verilen hükmün, sanığa 06/04/2015 tarihinde tebliğinden sonra sanık müdafinin öğrenme üzerine verdiği 08/06/2015 tarihli eski hale getirme ve temyiz talepli dilekçesinin 5271 sayılı CMK’nın 42. maddesi uyarınca eski hale getirme isteğini inceleme yetkisi, bu taleple birlikte temyiz itirazı da yapılmış olduğundan Yargıtay ilgili ceza dairesine ait olup bu konuda mahkemece verilen 23/06/2015 tarihli ek kararın hukuki geçerlilikten yoksun olduğu belirlenelerek ve ek karar kaldırılarak sanığın yokluğunda verilen kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine 11/01/2011 tarih ve 6099 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile eklenen “bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır” hükmü karşısında sanığın MERNİS adresine doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca gerekçeli karar tebliğinin usule uygun olmadığı anlaşılmakla öğrenme üzerine 08/06/2015 tarihli temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklinde düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK’nin 62/1. maddesi yerine TCK’nin 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMUK’nin 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
3-Suç tarihi itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’nun davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
4-Suça konu gümrük kaçağı sigaraların 5607 sayılı Kanun’un 13/1. maddesi delaletiyle TCK’nin 54/4. maddesi gereğince müsaderesi gerekirken yazılı şekilde dava konusu kaçak eşyanın sigara olduğu gözetilmeden”sigaraların ve tütünün” müsaderesi ve eşyanın müsaderesiyle yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlayacak şekilde tasfiyesine de karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 22/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.