YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/31688
KARAR NO : 2019/12393
KARAR TARİHİ : 08.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkındaki Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına ilişkin Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 13/09/2010 tarih ve 2010/456 E. – 2010/828 K. sayılı kararına ilişkin davanın yargılaması sırasında, suçtan doğrudan zarar gören ve yargılamaya katılma hakkı bulunan kurum olan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu duruşmadan haberdar edilmeden yargılama sonlandırıldığı gibi, adı geçen kuruma hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar tebliğ edilmediği için anılan kararın usulünce kesinleşmediği gözetilmeden, sanığın denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine duruşma açılıp, yargılama yapılarak sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
1-Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibariyle, 5752 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Kanun’un 8/4. maddesi gereğince sanığın mahkumiyetine karar verilmesi yerine kaçakçılık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
2-4733 sayılı Kanuna aykırılık suçundan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi’nin davaya katılan olarak kabul edilmesi ve lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
3-Suçtan zarar gören, vekili aracılığı ile yargılamaya katılan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu lehine vekalet ücreti tayin edilmemesi,
4-24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete de yayınlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 günlü 2014/140 esas – 2015-85 karar sayılı ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinin bazı fıkralarında yer alan hükümlerin iptaline dair kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 08/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.