Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2019/31737 E. 2019/12359 K. 08.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/31737
KARAR NO : 2019/12359
KARAR TARİHİ : 08.10.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : 1072 Sayılı Kanuna Aykırılık, Kumar Oynanması için Yer ve İmkan Sağlama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Anayasa’nın 141/3, 5271 sayılı CMK’nin 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısı ile herkesi ikna edecek ve denetim muhakemesine imkan tanıyacak biçimde gerekçeli olması gerekir.
Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm olguların, bu olgular değerlendirilerek mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi beyanın ne gerekçe ile diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesinde gösterilmesi ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç olarak kabul edildiği açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki değerlendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına atıf yapılarak gerekçesiz hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1)Açıklanması geri bırakılan hükümde, sanık hakkında, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan, temel ceza olarak 7 gün hapis cezası belirlenmişken, açıklanan hükümde bu suça ilişkin temel cezanın 1 ay hapis olarak belirlenmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nin 231/1. maddesine aykırı davranılması,
2)TCK’nin 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükmü uyarınca daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla; 18 yaşını doldurmuş ve 65 yaşını bitirmemiş olan kişilerin mahkûm oldukları otuz gün ve daha az süreli hapis cezaları ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının anılan maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırım yada tedbirlerden birine çevrilmesinde yasal zorunluluk bulunması nedeniyle bu kapsamdaki kişilerin denetim süresi içerisinde yeniden suç işlemeleri halinde; yasal olarak uygulanması zorunlu olan TCK’nin 50/3. maddesi uyarınca hükmedilen kısa süreli hapis cezasının aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırım yada tedbirlerden birine çevrilerek hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiğinden,
TCK’nin 50/3. maddesi gereği engel adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında tayin olunan 1 ay hapis cezasının, ekonomik ve sosyal durumuna uygun seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin kanuni zorunluluk olduğunun gözetilmemesi,
3)Sanık hakkında, sabit görülen eylemi nedeniyle uygulanmasına karar verilen 1072 sayılı Kanun’un 2/1. maddesi uyarınca adli para cezasına hükmedilirken, 1072 sayılı Kanun’un, suç tarihinde yürürlükte bulunan, 5728 sayılı Kanun’un 325. maddesi ile değişik 2., TCK’nin 52/1-3. ve 61/8. maddeleri gereğince adli para cezası gün olarak belirlenip bireyselleştirildikten sonra her gün için belirlenecek miktar ile çarpılmak suretiyle paraya çevrilmesi gerekirken, 1072 sayılı Kanun’un 2/1. maddesinde öngörülen sınırın da altında kalacak şekilde ve doğrudan para cezasına hükmedilmesi,
4)24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 Sayılı TCK’nin 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN, tebliğnameye uygun olarak, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’nin 326/son maddesi uyarınca ceza miktarında sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 08/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.