YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5647
KARAR NO : 2021/1164
KARAR TARİHİ : 04.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Nakil Aracının Müsaderesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
A) Malen sorumlunun temyiz talebinin incelenmesinde;
Duruşmaya katılıp CMK’nin 234. maddesindeki hakları bildirilen ve CMK’nin 237. maddesine uygun biçimde talepte bulunup katılan sıfatını almayan malen sorumlunun temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, temyiz isteminin REDDİNE,
B) Sanığın temyiz talebinin incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, Başkaca temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklinde düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-Sanığın eyleminin suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanun’un 3/11. maddesi delaletiyle 3/10. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi,
3-Dava konusu edilen ve ele geçirilen gümrük kaçağı akaryakıtın miktarı nazara alındığında, cezaların şahsiliği ve uygulama birliğinin sağlanması bakımından ticari amaçla daha çok miktarda kaçak akaryakıt bulunduranlarla suça konu miktarda kaçak akaryakıt bulunduranlar arasında asgari ve azami had aralığında hakça oranda bir temel ceza belirlenmesi gerekirken asgari hadden çok uzaklaşılarak fazla miktarda ceza tayini,
4-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5-Adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında uygulama maddesi olan TCK’nin 52/4. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nin 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 04/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.