YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1240
KARAR NO : 2020/10065
KARAR TARİHİ : 08.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1219 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.05.2014 gün, 2013//7-465 Esas ve 2014/276 sayılı kararında da belirtildiği üzere; 1219 sayılı Kanun’un 41. maddesinde öngörülen suçla korunan hukuki yararın kamu sağlığı, suçun mağdurunun ise toplumu oluşturan bütün bireyler olduğu, diş tabibi olmadığını bildiği kişiye tedavi yaptıran kişilerin ise suçun mağduru değil konusu oldukları cihetle; UYAP ortamında yapılan araştırmada benzer eylemler nedeniyle aynı suçtan yargılanan sanık hakkında, Hınıs Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2015 tarih ve 2014/21 Esas, 2015/2 sayılı kararı ile verilip Dairemizin 05.07.2018 tarihli 2017/5698 Esas ve 2018/8185 karar sayılı ilamıyla düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleşen bir dava dosyasının daha mevcut bulunduğunun anlaşılması karşısında;
Anılan dosyanın da incelenip suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
Kabule göre ise;
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 08/07/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.