Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2020/4627 E. 2021/2023 K. 23.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4627
KARAR NO : 2021/2023
KARAR TARİHİ : 23.02.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Marka Hakkına Tecavüz
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre katılan vekilinin temyiz isteminin vekalet ücretine yönelik olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-UYAP ortamında yapılan araştırmada sanığa ait işyerinde aynı gün yapılan aramada Beşiktaş Jimnastik Kulübü Derneği ve Beşiktaş Sportif Ürünler Sanayi ve Tic.A.Ş firmaları adına tescilli markaları taşıyan taklit ürünlerin ele geçirilmesi üzerine sanık hakkında Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/656 Esas sayılı dosyasında marka hakkına tecavüz suçundan yargılamanın devam ettiği anlaşılmakla; her iki dava dosyasının birleştirilerek sanık hakkında TCK’nın 43/2. maddesinin tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Hükme esas alınan 26/10/2015 tarihli bilirkişi raporunda sanığa ait iş yerinde ele geçirilen cep telefonu kılıfları üzerinde taklit olarak kullanıldığı tespit edilen markanın, cep telefonlarının bulunduğu 09. Emtia listesinde tescilinin bulunmadığının belirtilmesi karşısında; tescil edilen bir markanın tescil kapsamındaki mal ve hizmetler için Türkiye sınırları içerisinde koruma sağlayacağı ve suçta ve cezada kanunilik ilkesi gereği marka tanınmış olsa dahi cezai korumasının tescille sınırlı olması gerektiği hususları gözetilerek, dosyanın yeniden bilirkişiye tevdii edilerek katılan şirketin, suça konu cep telefonu kılıfları üzerinde taklit olarak kullanılan marka ile iltibas veya iktibas oluşturacak şekilde 09. Emtia listesinde yer alan ürünleri (cep telefonu kılıfını) kapsar şekilde Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli markasının bulunup bulunmadığı yönünde ek rapor tanzim ettirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7. maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nin 253. ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
2-Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 2.200 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik vekalet ücreti tayini,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 23/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.