Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2020/6505 E. 2021/20233 K. 30.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6505
KARAR NO : 2021/20233
KARAR TARİHİ : 30.06.2021

MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ : Marka Hakkına Tecavüz
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılanın vekili aracılığı ile yaptığı şikayet üzerine sanığa ait iş yerinde 06/03/2015 günü yapılan aramada ele geçirilen 103 adet gömleğin sağ üst tarafında yer alan şekil markasının katılan adına tescilli marka ile iktibas veya iltibas yaratacak şekilde taklit edildiği iddiası ile açılan kamu davasında; sanığın aşamalarda “Aramada ele geçirilen ürünlerin marka taklidi olmadığını, ürünlerin yaka ve etiket kısımlarında Uzarsland ibaresinin bulunduğunu ve dava konusu marka ile suça konu ürünler üzerinde bulunan markaların benzerliğinin bulunmadığını” savunması, dosyada mevcut bilirkişi raporlarında yer alan fotoğrafların incelenmesinde ise; suça konu ürünler ile orijinal ürünler arasında genel görünüm ve insan duyularında bıraktıkları izlenim bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ortalama tüketiciler yönünden iltibas oluşturmayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine, yerinde görülmeyen gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7. maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nin 253. ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 30/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.