YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10633
KARAR NO : 2007/3764
KARAR TARİHİ : 13.04.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, 05.09.2003 tarihli sözleşmeden kaynaklanan taahhüdün yerine getirilmediği iddiası ile açılan cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.
Davalılar vekili, davanın dayanağı sözleşmenin davalı şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını, şirket müdürlerinin Harun ve … olup, sözleşmeyi …’in imzaladığını, geçersiz sözleşmeye dayanılarak cezai şart istenemeyeceği, imzaların davacı şirket yetkililerine de ait olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece sözleşmenin hem davacı, hem de davalılar yönünden yetkisiz kişiler tarafından imza edildiğinden geçersiz olduğunu, hak ve mükellefiyet doğurmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu protokolden, tarafların davacı … Ofisi A.Ş ile davalılar olduğu anlaşılmaktadır.
Hernekadar sözleşmeyi davacı adına imzalayan kişiler şirket yetkilisi değil ise de, davacı hiçbir aşamada sözleşmenin kendisini bağlamayacağını ileri sürmemiş, aksine davadan önce noter kanalı ile çekilen ihtarnameyle akdin icrasını talep etmiştir.
Bu durumda protokolü davacı adına imzalayanların yetkisiz olduğundan bahsedilerek davacı yönünden protokolün geçersizliğinden söz edilemez.
Öte yandan davalı Limited Şirket kaşesi üstünde imzası bulunan İsmail Yurtsever şirket yetkilisi değil ise de anılan şirketin yetkilileri … ve …’in aynı sözleşmenin tüm sayfalarını taraf olarak imzaladıkları anlaşıldığından, davalı şirketin sözleşme ile bağlı olmadığı iddiası kabul edilemeyeceği gibi, M.K.nun 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kurallarına da aykırıdır.
Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek taraf delilleri toplanıp uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 500.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davalılardan alınarak, davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.04.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.