Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/11472 E. 2007/4406 K. 03.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11472
KARAR NO : 2007/4406
KARAR TARİHİ : 03.05.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit- istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince duruşmasız, davalı … İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmişse de bu isteğin miktar itibari ile reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili kooperatif ile davalı şirket arasında 07.08.2000 tarihinde imzalanan sözleşme ile davacının inşaat malzemesi alımını davalıdan yapacağının kararlaştırıldığını, davalı şirkete verilen sipariş karşılığı 13.600 YTL tutarlı senetlerin 22.11.2000 tarihli makbuzla teslim edildiğini, siparişe konu malların bir kısmının 13.02.2001 tarihli irsaliye ile teslimi sırasında kalan malların arkadan gelen kamyonlarda olduğu söylenip kooperatif başkanının imzasının alındığını, ancak eksik malın teslim edilmediğini, teslim edilen malların fiyatında da mutabakata varılamadığını, teslim alınan mal bedelinden fazla ödeme yapıldığını, bedelsiz kalan senetlerin iade edilmeyip icra takibine girişildiğini belirterek, davaya konu senetler nedeniyle davalı şirkete 5.943 YTL borçlu olunmadığının tespiti ile, yapılan fazla ödemenin ödeme tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalılardan istirdatına, tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket ve Ali Kemal Songür vekili, Ali Songür’ ün sözleşmede, icra takiplerinde yer almaması nedeniyle davanın husumetten reddini savunduğu gibi, davalı şirketin malları sözleşmeye uygun şekilde sevk irsaliyesi ile teslim ettiğini, tanık dinlenmesine muvafakatı olmadığını ileri sürerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan delillere göre, malzeme teslim belgesinin ihtirazi kayıtsız imzalandığı, aksinin aynı güçteki belge ile kanıtlanması gerekirken bunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacının davalı şirket aleyhine açtığı davanın reddine, diğer davalılar yönünden açılan davanın ise, sözleşmede yer almadıkları, bu suretle sorumlulukları olmayacağı, davalı sıfatları bulunmaması nedeniyle reddine, davalının faturadan kaynaklanan alacağı ödenmiş, alacaklarının tahsili açılan dava nedeniyle geciktirilmiş olmadığından tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu malların davacıya satılıp, teslim edildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık bu malların bedeli üzerinde toplanmaktadır. Davalı şirket tarafından fatura düzenlenmiş ise de davacı kendisine herhangi bir fatura tebliğ edilmediğini belirtmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesinde malzeme alımlarının piyasa rayici üzerinden gerçekleştirileceği kararlaştırılmıştır. Davacı, kendisinden talep edilen mal bedelinin piyasa rayicinin çok üzerinde olduğunu ve sözleşmenin 6. maddesine aykırı bulunduğunu iddia etmektedir.
Bu durumda mahkemece öncelikle faturanın davacıya tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması, tebliğ edilmiş ise TTK.’ nun 23/2. maddesi uyarınca (8) günlük yasal süre içinde itiraz edilip edilmediğinin belirlenerek sonucuna göre değerlendirme yapılması, fatura tebliğ edilmemiş ise, sözleşmenin 6. maddesi çerçevesinde piyasa rayici araştırılarak talep edilen mal bedelinin sözleşmeye uygun olup olmadığının saptanması, taraf defterleri de uzman bilirkişiye incelettirilip alınacak rapor tüm delillerle birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı tarafın öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

E.G:B.