YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11720
KARAR NO : 2007/2756
KARAR TARİHİ : 20.03.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkilleri aleyhine 220.000.000.000 TL tutarlı 05.11.2001 vadeli bonoya istinaden icra takibine girişildiğini, icra takibinden sonra alacaklı davalı tarafa yapılan toplam 436.925.000.000 TL ödemenin icra dosyasına bildirilmediğini, bu ödemelerin bildirilmemesi ve fahiş faiz oranının uygulanması nedeniyle 12.01.2004 tarihi itibariyle borç bakiyesinin 24.919.863.151 TL olarak hesaplandığını oysa fazla ödemenin bulunduğunu ileri sürmüş ve müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti ile şimdilik 5.000.000.000 TL fazla ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı tarafın % 40 tazminatla sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia ve savunma nazara alınarak bilirkişi kurulundan rapor alınmış, davalı alacaklı % 80 reeskont faizi talebinde bulunduğu için bu faizin avans faizi kapsamında kaldığı ve 12.01.2004 tarihi itibariyle davacının halen davalıya borçlu olduğu gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle taraflar arasındaki protokol hükümleri gözetilerek cezaevi harcı yönünden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İcra takibinde açıkça reeskont faizi talep edildiğine göre dava konusu borcun hesaplanmasında reeskont faiz oranının dikkate alınması ve İİK.’ nun 72/ 6. maddesi uyarınca menfi tespit davasından borç ödenmiş olursa davaya istirdat davası olarak devam edilmesi gerektiği gözetilmek suretiyle hesap yönünden bilirkişiden ek rapor alınıp uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.03.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.